Yazarın Türkçeye çevrilen ilk kitabıymış. Japon edebiyatına ara ara yer vermek lazım bence. Sade ve akıcı bir kalemi var; hiç sıkmıyor. Bu çeviriden kaynaklı da olabilir tabii.
Yazar, Meiji dönemine de değinmiş. Japonya’nın feodal bir devletten modern bir dünya gücüne dönüştüğü kritik dönemler.
Daisuke, varlıklı bir aileden gelen üniversiteyi bitirmiş ama çalışmayı reddediyor .
Ailesinin durumundan dolayı çalışmaya gerek duymuyor.Çünkü ona babası sürekli maddi kaynak sağlıyor.Çalışmayı da biraz gereksiz görüyor karakterimiz.Herkes onu tembel - aylak bir kişi olarak biliyor, ama o bunlara rağmen kitap okumayı ve felsefe yapmayı seven biridir . Kendini düşünce adamı olarak görüyor.
Daisuke’ye bir yandan sürekli evlenmesini isteyen ailesi bir yandan da toplumsal normlara karşı kişisel düşüncelerini ve arkadaşının eşine olan aşkı ile karışan hayatını düzenlemeye uğraşıyor .
Herkese keyifli okumalar dilerim.