"Hayatın zehirlerini bir süreliğine temizleyen gözyaşları olmasaydı, insanlar için bir ferahlık esintisi duymak, bir teselli sebebi bulmak acaba nasıl mümkün olurdu?"
Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi, Türk edebiyatında Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında karasevda temalı eserler kaleme alan ilk kadın yazar Güzide Sabri tarafından kaleme alınan, ilk kez 1905 yılında yayımlanmış kendi hayatında tanık olduğu kasveti ve hüznü kurguya aktarmaktaki ustalığıyla da edebiyatımızın oldukça ünlü bir eseri haline getirmiştir.
“Meğer hayatın ölüm kadar acı anları oluyormuş da insan yine tahammül ediyormuş.”
Roman, dönemin toplumsal yapısı ve kadın duyarlılığını "imkansız aşk" teması üzerinden işler. Eser; hastalık, imkansız aşk, fedakarlık ve toplumsal baskılar altında ezilen bir kadının iç dünyasını konu alır.
"Heyecan duymayan bir kalp ölmüş değil midir?"
Roman, ana kahraman Fikret'in ölmeden önce kızı Nedret'e bıraktığı günlüklerden ve mektuplardan oluşur.
Eserin adı da zaten buradan gelir; "evrak-ı metruke" bir kimseden geriye kalan belgeler, kağıtlar demektir.
“Bazı tesadüfler vardır ki, insan hakikat olduğuna ihtimal veremiyor…”
Genç ve hassas bir kadın olan Fikret, yakalandığı kalp hastalığının tedavisi sırasında Doktor Nejat'a aşık olur. Ancak Nejat'ın evli olduğunu bilmemektedir, öğrenince hayal kırıklığına uğrar ve babasının yanına gider. Annesini yıllar öncesinde kaybetmiş olan Fikret babasının yanında da üvey annesi ile birlikte kalamayacağından üvey annenin yönlendirmesi ile de babanın akla ilk gelen şey tabi ki evlendirmek fikri olur kendisinden yaşça büyük bir çiftlik sahibiyle mutsuz bir evlilik yapar. Üzerinden biraz zaman geçmişken çiftliğe bir mektup gelir ve o mektupla garip bir karşılaşma gerçekleşecektir. Yolların bir gün yeniden doktor Nejat'a çıkması imtihanların en ağırı olacaktır.
“Sönmüş zannettiğim yaradan yine bu akşam kanlar sızıyor…”
"Herkes kendine düşen acıyı çekecek…”
Romanın gördüğü ilgi beyaz perdeye de yansımış, eser iki kez sinemaya uyarlanmıştır.
Kitabı henüz okumadım ama yazarın bu kitabın devamı niteliğinde olan Nedret isimli bir romanı daha vardır.
sözlerime kitabı okuyanların kalbini bırakacağı alıntıyla son vermek istiyorum:
Beni... gözlerimden... öp!.. Bu ilk buse... aşkımızın... son vedası olsun...
Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı MetrukesiGüzide Sabri Aygün