10/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 00:00
Karanlık... Tutsaklık... Gerçekler... Romanımız, 1947 ile 1987 yılları arasında akıl hastanesi olarak kullanılan bir kurum etrafında şekilleniyor. Hikâye, ailesi tarafından terk edilen ve bu kuruma kapatılan genç bir kızın yaşadıklarını merkezine alıyor. Ama mesele sadece bireysel bir hikâye değil kitap aynı zamanda o dönemin ruh sağlığı anlayışını, “normal” kabul edilen ile “dışlanan” arasındaki ince çizgiyi çok sert ve gerçekçi bir şekilde sorguluyordu. Kitabımızın konusuna kısaca göz gezdirecek olursak Kayıp Ruhlar Durağı'nda ana karakterimiz Sage, ikiz kız kardeşi Rosemary'nin 6 yıl önce öldüğünü sanarken aslında bu süre içinde bir akıl hastanesinde olduğunu ve şimdi de kaldığı hastanede kaybolduğunu öğrenir. Bunu öğrenir öğrenmez hemen hastaneye doğru yola koyulur ve hastaneye gidince görevliler ve doktorlar Sage'yi kaybolan ikiz kardeşi Rosemary zannederek hastanede alıkoyarlar ve oradan çıkmasına engel olurlar. Sage akıl sağlığının yerinde olduğuna doktorları inandırmaya çalışsa da kimse ona inanmaz... Willowbrook yatılı okulunda kaldığı günlerde Sage o kadar çirkin şeylerle karşılaşır ki tüm bu yaşananlara inanamaz. Yetersiz kıyafetler, yetersiz yiyecek, yetersiz yataklar, uyuşturucudan tecavüze, personelin hastalara karşı tacizleri, cinayetler, kayıplar... Doktorların bile her şeyi bilmesine rağmen bu sorunları çözüme kavuşturacak şeyler yapmaması... Burası dışardan bir yatılı okul olarak bilinse de aslında bir akıl hastanesi ve içinde yaşanan şeyler de az önce yazdığım gibi. Sage buraya akıl sağlığı yerinde olarak girmiş olsa bile akıl sağlığını kaybetmek üzere kendini aklamaya çalışırken çok zor günler geçiriyor. Tüm bunları yaparken bir yandan da kardeşini arıyor. Kardeşini ararken öğrendiği şeyler onu daha da dehşete düşürüyor. Çok gizemli ve gerçekten çok heyecanlı bir kitaptı ayrıca bu hastanede yaşanananları zihninizde canlandırınca içinize büyük bir hüzün de oturuyor tabii. Wiseman’ın diline bakacak olursak dili akıcı ve sade dolayısıyla okuması çok zor değil, sürükleyiciydi. Ama aynı zamanda duygusal yoğunluğu yüksekti ve bazı sahneler gerçekten rahatsız edici derecede gerçekçiydi. Yer yer betimlemeler oldukça güçlüydü özellikle hastane ortamı, okuyucunun zihninde çok net canlanıyordu. Yani dil olarak “kolay okunur ama etkisi ağır” bir kitap diyebiliriz. Kitap genel olarak karmaşık zaman atlamaları olmayan bir ilerleyişe sahipti. Karakter odaklı ilerliyordu. Gerilim unsuru ise yavaş yavaş artıyordu. Bazı önemli noktalara gelecek olursak hikâye duygusal konular üzerine kurulmuştu ve tempo yer yer yavaşladı ama bu okuyucuya atmosferi hissettirmek için bilinçli bir tercihti bana kalırsa. Yan karakterler bile oldukça işlevsel ve oldukça etkiliydi. Toplumsal dışlanma, akıl sağlığı, etik, güç ve istismar kitabın temalarıydı. Özellikle “kim gerçekten deli?” sorusu kitabın alt metninde sürekli dolaşıyordu. Çok etkileyici ve unutulmaz bir atmosfere sahipti ve gerçek olaylardan esinlenmiş olması da kitabın en güçlü taraflarındandı. Ana karakterle kolay empati kurulabilecek bir kitap olduğunu da düşünüyorum. Bazı sahneler bazı insanlar için fazla ağır ve rahatsız edici olabilir. Çünkü kitabın sayfalarını çevirirken Willowbrook manzaralarını okumak kanımı dondurdu. Her sayfada tüylerim diken diken oldu diyebilirim. Duygusal olarak yıpratıcı olması dolayısıyla da herkes için uygun değil bence. Kitabı çok severek okudum gerçekten çok ama çok etkilendim. Son sayfalarında beni daha da etkileyen şeyler oldu. Sonu ile ilgili bir tahminde bulunmuştum ve tuttu tahminim. Ama buna rağmen yine de çok güzel bir kitaptı gerçekten mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Yazarın daha önce hiçbir kitabını okumamıştım ve tanışma kitabı olarak Kayıp Ruhlar Durağı'nı seçmekle iyi yaptığımı düşünüyorum çünkü bu kitap yazarın diğer kitaplarına da bir göz gezdirmek için beni teşvik etti diyebilirim. Yazarı şöyle bir araştırdığımda genellikle gerçek olaylardan esinlendiğini öğrendim bu da benim ilgimi çekti doğrusu. Bu kitapta geçen hastane de gerçekmiş ve gerçekten de yazılan şeyler bu hastanede yaşanmış. Bu yüzden kitabı daha da çok sevdim. Bitirdikten sonra hemen zaten bu hastaneyi internetten araştırdım ve okuduğum haberler gerçekten dehşet vericiydi. Kısacası bu kitap “keyifli vakit geçirmek” için değil de daha çok düşündüren, sarsan ve iz bırakan bir romandı bence. Eğer psikolojik derinliği olan, karanlık atmosferli hikâyeleri seviyorsanız büyük ihtimalle sizi çok etkiler. İyi okumalar dilerim...
Duygu ve Düşünce
Kayıp Ruhlar DurağıEllen Marie Wiseman · Arkadya Yayınları · 2023635 okunma
·
45 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.