Duygusal anlatım, muazzam tasvirler ve iyi çevirisiyle insanın içine işleyen, kendini sorgulatan bir kitap.
Yazar, bilgin Narziss ile sanatçı Goldmund’un kendilerini gerçekleştirme yolunda yaşadıklarını konu almış.
Biri aklı, diğeri duyguları temsil eden iki zıt karakterin yollarının kesişmesi. Duygu ve hazza dayalı yaşanan dışa dönük göçebe bir hayatla mantık ve düzen içinde, disiplinli, daha içe dönük iki farklı hayat. Birbirini tamamlamaları ve anlamaya çalışmaları bakımından insanı imrendiren iki sıkı dost…
Daha çok Goldmund etrafında dönen hikayenin ilk kısmında Goldmund’un Narziss’e olan hayranlığı, bağımlılığı ve bu bağımlılıktan kurtuluşu, oldukça geniş ikinci kısmında onun özgür göçebe yaşamı-yaşamın geçiciliğinin farkındalığı- ve bu yaşamın sanatını beslemesi, son kısmında ise başladığı yere, Narziss’e, dönüp gelişi ve olgunluk dönemi anlatılmaktadır.
“Bir insan doğanın kendisine bağışladığı yeteneklerden yararlanarak kendini gerçekleştirmeye çalışmakla, yapabileceği en yüce ve anlamlı işi yapmış olur.”