·248 syf.····Okunma: 29 Nisan 2026 17:34 Meltem, babası tarafından babaannesine bırakılmış, annesi tarafından terk edilmiş; babasının ikinci karısı ve çocuğuyla olan hayatını izlemiş bir kızdır. İçindeki yaralarıyla büyümüştür. Ne arkadaş edinmeyi bilmiştir ne de arkadaş olabilmiştir. Herkes onu dışlamıştır. Fakat büyüdüğünde, babaannesi öldüğünde evlenmiş ve kurumsal bir hayatta işe başlamıştır. Evliliği de çok ilerlememiş, boşanmış ama kurumsal hayatta yükselmiştir.
Selime teyze ise kocası öldükten sonra beş tane çocuğunun yanında sığmamış; önce büyük evinden küçük bir eve taşınmış, oradan köye gitmiş ve orada Meltem’le tanışmıştır. İkisi de birbirine hikayelerini anlatır. Bana ikisinin hikayesi de koydu ama en çok Meltem’in koydu.
Meltem, babaannesinin tatlılarından bahseder: sütlaç, keşkül, mozaik pasta ve daha nice tatlı… Dedesi de sürekli bulmaca çözer. Hatta bir kere sormuştur: altı harfli bir tatlı. Meltem yıllar sonra tarif defterinin arasından bulur bu bulmacayı. Altı harfli bir tatlı… Dedesi cevaplamıştır. Meltem işte bu anda gözlerim çok doldu.
Selime teyzenin nereye gittiği, çocukların onu nasıl karşıladığı bir muammadır. Fakat Meltem’in Fırat’la olan muhtemel mutlu sonu biraz tatmin etti beni; kitabın sonunda sütlaç yaparak.