·256 syf.····Okunma: 23 Nisan 2026 00:00 Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri’ni anlatan bu eser, nefsi tanıma, onun insan üzerindeki tahakkümünü kavrama ve kişinin kendi zaaflarıyla yüzleşmesi noktasında son derece derinlikli bir şekilde kaleme alınmış. Nefsin mertebelerini adım adım işleyerek okuyucuyu manevi bir yolculuğa çıkarıyor ve her bölümde insanın iç dünyasına dair önemli hakikatleri gözler önüne seriyor.
Günümüz insanının en büyük putu hâline gelen “benlik” duvarını yıkmaya vesile olabilecek kıymetli bir eser. Kitabın adının “Ene” yani “ben” olması da bu yönüyle oldukça anlamlı. Çağımızda insanların yüksek sesle “ben” diyerek kendi nefislerini merkeze koymaları, hak iddia etmeleri ve benliklerini büyütmeleri, aslında nefse ne denli mağlup olduğumuzun açık bir göstergesi.
"Herkesin bir putu vardır. Ne kadar yok dese de vardır. İşte nefs içimizde var olan bir puthane gibidir. Ne yanımız eksikse o yanımızdan saldırır ve eksik yanımızı put eder gönlümüze. Kiminin putu şöhrettir mesela, kiminin putu şehvet, kimin putu paradır, kiminin haset, kiminin putu evladıdır belki ya da hayattır. Bunlar nefsin bize sevdikleridir ve onun sevdiklerini Allah'ın sevdirdiklerinden çok sevmek, işte odur suç olan."
Bursa’da Üftade Hazretleri’nin türbesini defalarca ziyaret etmiş biri olarak, bu kitabı okuduktan sonra o ziyaretlerin benim için çok daha derin ve manidar bir hâl alacağını hissediyorum. En kısa zamanda Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri’nin türbesini de ziyaret ederek bu manevi yolculuğu daha da anlamlandırmayı ümit ediyorum.
"Muhabbet bahçesi, aşk bağı varsa eğer siz o bağın bülbülü olmalısınız. Zira gönlüm sözlerinizle aşka geliyor."
"Ne çok şeye sahipsen terk etmen o denli zor olurdu."
"Hüzünlenen insan Allah'ı hatırlar."
"Mesele mahçup gitmemek bu âlemden."
"Evladım bu dünyada insanın misali bir uyurgezer misalidir. Nasıl ki uykusunda yürüyen insan çıkar, gider, gezer yürür de halen dahi uykudadır, ne olduğunu bilmez ya işte öyledir insan bu dünyada. Ne vakit ki ayağına bir şey batsa ya da bir yere çarpsa başını, ayılır da görür ki uyurken nerelere gelmiş."
"Ama bir sevmek için bu denli meşakkate katlanılır mı bilmiyorum. Her güzel böyle çile mi çektirir insana? Bir şehri seviyorsun diye illa o şehirde mi yaşamalısın hem? Uzaktan seviyor olmak da yetmez mi bazen?"
Keyifli okumalar dilerim..