Yaşam düz bir yol değildir. İnişleri, çıkışları , çukurlar ve engelleri vardır. Dolayısıyla bununla mücadele etmek bazen zor olabilir. Kaygılar, korkular, olumsuz ihtimaller zihnimizde dolaşıp durur. Korku ve kaygıların altında ezildiğimizi bazen anlamayız bile. İnsan kendi içinde daralan bir odada hapsolduğunu hisseder, nefes alır ama ferahlayamaz, yürür ama ilerleyemez. Zihnin sürekli en kötü ihtimalleri ortaya koyduğu bu durumda, gerçek ile kuruntu birbirine karışır ve insan kendi gölgesinden bile ürker hale gelir. İçten içe büyüyen bu ağırlık, zamanla insanın en büyük yükü olur. Oysa en derin karanlıklar bile, yüzleşildiğinde ve adım atıldığında yavaş yavaş çözülür. Çünkü kaygı ve korku çoğu zaman kaçtıkça büyüyen, yaklaştıkça küçülen bir gölgeden ibarettir. Ama biz tüm bunları fark etmeyiz bile.
Kitap tam da bu anlamda, kaygın bizleri giderek nasıl yok ettiğini ve bunlarla baş etme yollarını ortaya koyuyor. Gerçek yaşamdan verilen örnekler de oldukça destekleyici olmuş. Okurken eminim ki kendi yaşamlarınıza dair endişelerinizi ve belki de en çok onları nasıl büyüttüğünüzü düşüneceksiniz.
Kaygıya dair bilmeniz gereken temel bilgiler, kaygılarınızı analiz edebileceğiniz temel teknikler, kaygılarınız sizi bitirmeden, siz kaygılarınızı bitirin, huzur ve mutluluk getirecek yedi düşünce tarzı, kaygılarınızdan kurtulmanın altın kuralı, haksız eleştirileri aldırmamanın yolları, yorgunluk ve kaygılarınızı önleyip enerji ve moralinizi yüksek tutmanın altı yolu, hem mutlu hem de başarılı olacağınız işi nasıl bulursunuz, mali kaygılarınızı nasıl giderebilirsiniz, kaygılarımdan nasıl kurtuldum başlığı altında ise yaşanmış gerçek hikayelerle birlikte okuyucuyu kaygılarından kurtaracak güzel bir yolculuk bekliyor.