Gönderi

9/10
·256 syf.··
2026 11. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 23:31
Herkese merhaba, Bazı kitaplar bittiğinde kapanmaz, içinde kalırsın. Sırça Fanus benim için tam olarak böyleydi. Kitapta çok başarılı bir gazeteci olan Esther'in intihar girişiminde bulunmasıyla hayatındaki değişiklikler anlatılıyor. Esther’i okurken onu anlamaya çalıştım. Çünkü onun mücadelesi bir seçim yapmak değildi; hiçbir seçeneğin kendisine ait hissettirmemesiydi.   Etrafındaki herkes bir ihtimal gibiydi: Dr. Nolan’da iyileşmenin mümkün olduğu bir dünya vardı. Annesinde 'olması gereken kişi'. Betsy’de kusursuz, sorunsuz bir hayat. Doreen’de özgürlük. Joan’da insanın kendi karanlığıyla yüzleşmesi… Ama Esther hiçbirine tam olarak ait değildi. Belki de en büyük sıkışmışlık buydu.   Sırça fanus metaforu ise aklımda en çok kalan şey oldu. Dışarıda hayat akıyor, insanlar konuşuyor, gülüyor ama sen sanki camın arkasından izliyorsun. Her şeyin farkındasın ama hiçbirine gerçekten dahil değilsin.   Kitap boyunca hissettiğim şey üzüntüden çok, bir zihnin sessizce verdiği mücadeleye tanıklık etmekti. Ve belki de bu yüzden bu kitap, bir hikâyeden çok bir his bıraktı bende. Yıllar sonra bu satırları okuduğumda, Esther’i değil o sıkışmışlık hissini hatırlayacağımı biliyorum.   Şuna da değinmek isterim: Yazar zamanında bu kitabı kendisinden parçalara yer verdiği için takma isimle yayınlatmış. Merak edip yaşam hikayesini okuduğumda gerçekten sarsıldım.   Kitaptaki en çarpıcı sözle son veriyorum: "Sırça fanusun içinde ölü bir bebek gibi tıkılıp kalan insan için dünyanın kendisi kötü bir rüyadır."
Sırça FanusSylvia Plath · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201917,1bin okunma
·
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.