8/10
·303 syf.··
2026 15. kitabı
Edebiyat dünyasının karanlık yüzünü görmeye ve kirli sokaklarında dolaşmaya var mısınız? Bir ara herkesin gördüğü popüler kitaplar arasında yer alan ve okuyucularını ikiye bölen R. F. Kuang’ın kaleminden Sarı Yüz kitabı ile ilgili düşüncelerimi paylaşmaya geldim. Öncelikle şunu söylemeliyim ki ben bu kitabı sevenler arasında yer aldım. Edebiyatın diğer yüzünü; yazarak bir şeyler üreten herkesi ilgilendiren intihal başta olmak üzere editör-yazar ilişkisini, yayınevi sorunlarını, çok satan kitapları, sosyal medyadaki insanların eleştirilerini ve ırkçılık gibi birçok konuyu eleştirel bir bakışla ele alan eser, tüm bunları oldukça başarılı bir kurguyla harmanlayarak sunuyor. Konuya gelecek olursak; üniversiteden beri yazar olmak isteyen iki edebiyat arkadaşının hikâyesine ortak oluyoruz. Athena Liu; ne yazsa okunan, başarıdan başarıya koşan, ödüller alan Asya kökenli Amerikalı bir yazar iken June Hayward ise başarısız, içten içe arkadaşını kıskanan ve onun hayatına özenen beyaz bir Amerikalı. Eseri June Hayward’ın ağzından okuyoruz. Bu durum, kimi zaman “Bir insan kendisini böyle nasıl kandırabilir?” dedirterek büyük bir rahatsızlık içinde satırlara gömülmenize neden oluyor. Hak veremediğiniz, ahlaki düşüşüne şahit olduğunuz bu karakterin bazı anlarda yaşadığı ikilemlere tanık oluyor; sonlara doğru ise soru işaretleriyle baş başa kalıyorsunuz. Kitap, 21. yüzyıl romanı olduğunu her açıdan hissettiriyor. Twitter, Instagram ve kullanıcı adlarının verilmesi gibi detaylar hoşuma gitti. Fakat kitap, bazı yerlerde fazlaca küfür içeriyor. Bu kısmı sevmesem de genel olarak merakla ve ilgiyle okudum. Konu ilginizi çektiyse kesinlikle okumanızı öneririm. Peki siz Sarı Yüz’ü okudunuz mu? Sizce bir yazarın başarısı ne kadar kendisine, ne kadar içinde bulunduğu edebiyat dünyasına bağlıdır?
1000Kitap
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,3bin okunma
·
55 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.