·56 syf.····Okunma: 01 Mayıs 2026 11:48 Birhan Keskin’in Ba’sı, doğrudan bir duyguya değil, duygunun yokluğuna dokunan bir kitap gibi. Sanki bir şeyler yaşanmış, söylenmiş, bitmiş… ama geriye kalan şey tam olarak tanımlanamıyor.
Bu kitapta eksik olan şeyler, var olanlardan daha görünür.
Cümleler tamamlanmıyor, duygular taşmıyor. Her şey biraz tutulmuş, biraz geri çekilmiş.
Şiirler yüksek sesle konuşmuyor; aksine sürekli kısmaya çalıştığın bir iç ses gibi. Okudukça bir boşluğun etrafında dolaşıyorsun ama o boşluk hiçbir zaman tam dolmuyor.
“Bağ” meselesi burada klasik anlamıyla değil; daha çok gecikmişlik, ulaşamama ve yarım kalma hâliyle var. Sanki her şey biraz geç kalmış.
Bu yüzden kitap bir duygu vermekten çok bir hâl bırakıyor:
Ne tam gitmek ne de kalabilmek.
Okurken en çok şu his kalıyor:
Bazı şeyler kopmaz; sadece yavaş yavaş anlamını kaybeder.