Mutluluğu hep dışarıdan gelecek bir şey sandık; bir sözde, bir dokunuşta, birinin varlığında aradık. Oysa o, kapımızı çalacak bir misafir değilmiş. İçe dönüp kendimize bakabildiğimizde ve kendi değerimizi dışarıya teslim etmediğimizde varlığını hissettiren bir duyguymuş. Bakış açımız değişip şükretmeyi hatırladığımızda en sıradan an bile anlam kazanabiliyor. Dışarısı bizi belirlemediğinde ise mutluluğun aslında hep bizimle olduğunu fark ediyoruz