Bir gün bankada işim vardı. Gittim, numaramı aldım. Oturup sıramı bekliyordum. Yanımda yabancı uyruklu bir bey oturuyordu. Sırası gelince bankoya gitti fakat bir türlü memurla anlaşamadı. Banka müdürü geldi, yine olmadı. Sonunda hiç tarzım olmadığı hâlde yaklaşıp yardımcı olmak istedim. Problemi çözdüğümüzde herkes bana bakıp ne kadar güzel İngilizce konuştuğumu söyledi. Aslında İngilizcem hiç de güzel değildi ama meseleyi halletmişti. İngilizceyi nerede öğrendiğimi sordular. Üniversitede deyince bütün gözler hayretten daha da açıldı. Neyse ben de işimi halledip hemen çıktım. Arabaya giderken İngilizce bilmek niye bu kadar hayrete mucip ki diye düşünüyordum. Birden üzerimde çarşaf olduğu aklıma geldi. Meğer çarşaf giyen bir kadının İngilizce bilmesi, üniversite mezunu olmasıymış hayretin nedeni.
Sayfa 204