“Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum.”Daha ilk cümleden insanı sarsan bir roman…
Yabancı, yalnızca bir cinayet hikâyesi değil; insanın dünyaya, topluma ve kendi varoluşuna karşı ne kadar “yabancı” kalabildiğinin çarpıcı bir anlatımı. Meursault karakteri, alışılmış duygusal tepkileri göstermediği için yargılanırken aslında toplumun kalıplarını da sorgulatıyor.
Camus’nün sade ama derin dili, okuru rahatsız edecek kadar dürüst. Kitap boyunca “absürd” kavramını hissediyorsunuz: Hayatın anlam arayışıyla anlamsızlığı arasındaki o gerilim.
En etkileyici yanı ise şu: Meursault’un işlediği suçtan çok, hissetmemesi yargılanıyor. Bu da insanı ister istemez şu soruya götürüyor: Toplum mu daha yabancı, yoksa biz mi?
Kısa ama etkisi uzun süren, düşündüren bir eser. Herkesin hayatında en az bir kez okuması gereken kitaplardan biri.