Puan vermedi·160 syf.····Okunma: 02 Mayıs 2026 00:10 Roman, gazeteci İbrahim’in çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölüm haberini almasıyla Mardin’e gitmesiyle başlar. Bu yolculuk aslında sadece bir cenazeye katılmak değil, geçmişle ve insanlığın karanlık yönleriyle yüzleşme yolculuğudur.
Hikâyenin merkezinde Hüseyin ile Êzidî bir kadın olan Meleknaz’ın trajik aşkı vardır. Meleknaz, IŞİD saldırılarından kaçmış, büyük acılar yaşamış bir kadındır. Livaneli burada sadece bir aşk hikâyesi anlatmaz; savaşın, göçün, kimlik çatışmalarının ve özellikle kadınların yaşadığı zulmün altını çizer.
Yazarın en güçlü yönlerinden biri, ağır ve sarsıcı konuları yalın bir dille anlatabilmesidir. Okuyucu karmaşık olaylar arasında kaybolmaz, aksine her şey çok net ve çarpıcı şekilde zihne yerleşir. Roman boyunca “huzursuzluk” hissi sürekli hissedilir; çünkü anlatılanlar sadece karakterlere ait değil, gerçek dünyanın bir parçasıdır.
Kitap, insanın başkasının acısına ne kadar duyarlı olabildiğini sorgulatır. Aynı zamanda şu soruyu düşündürür:
Başkasının yaşadığı acılar, bizim huzurumuzu ne kadar etkiler?
Kitap kısa ama uzun süre akıllarda kalacaktır.
Gerçekten beni huzursuz eden bir kitaptı .