·432 syf.····Okunma: 30 Nisan 2026 17:22 Kitap Kudüs’te, Kral Süleyman’ın ihtişamlı saltanatıyla başlıyor. Cinlere rüzgarlara hükmeden, hayvanlarla konuşabilen bir kral.
Ama bu görkemli ve ihtişamlı saltanat kral Süleymanın ölümüyle yerini karanlığa bırakıyor.
Işığın çekildiği yerde karanlık kök salıyor; düzen yıkılıyor.
Tahtı ele geçiren Kanazar ile birlikte hakikat dağılırken yerini hırs ve kudret arzusu alıyor.
30 yıl sonra kral Süleyman’ın oğlu Mim Tuğra çıktığı bir yolculukta önce köle tüccarına esir düşüp satılıp sonra saray zindanına ardında kendini kral Kanazarın oğlu Golyad ile bir arenada karşı karşıya buluyor.
Golyad ile yüz yüze geldiği o an, yalnızca bir dövüş değil; yazgının büküldüğü bir kırılma gerçekleşiyor Ölmesi beklenen hayatta kalıyor, yenilmez sanılan düşüyor. Golyadın ölümü Mim Tuğraya özgürlük değil onu bir av haline getiriyor.
Bu ölüm arenasında kurtarıcısı olan büyücü çırağı Koryan ile Mim Tuğranın kader ortaklığı başlıyor. Birlikte başladığı bu kaçış yolculuğu
büyük bir mücadelenin parçasına dönüşüyor.
.
Yolculuk sırasında üç peri kızıyla karşılaşıyorlar
Raya, yaverleri Tanya ve Sonya…
Raya’nın hikâyesi de bir yıkımın içinden doğuyor. Babası öldürülmüş, ülkesi karanlığa gömülmüş ve tek umudu kaf dağına gidip kral Süleyman’ın yüzüğü’nü bulup babasının intikamını alıp kendi ülkesinide babasının tahtına oturup düzeni yeniden kurmak.
Bu noktadan sonra hikâye bir kaçıştan çıkıp bir yolculuğa dönüşüyor kaf dağına gitmek için Mim Tuğra Koryan ve üç peri kızı kader birliği yapıyorlar.
Bu yolculuk aşkı da beraberinde getiriyor Mim Tuğranın kalbinden peri kızı Raya’nın kalbine giden yolculukta böyle başlıyor.
Yolculuk esnasında karşılarına çıkan Hızır, onlara Kaf Dağı’na giden yolun herkesin yürüyebileceği bir yol olmadığını yedi vadiden geçmeleri gerektiğini söylüyor. Her vadinin bir sınav, her adımın bir bedel olduğunu…
Onun sözleri bir uyarı değil, bir sır: Kaf Dağı’na giden yol, gören gözlere değil, hazır olan kalplere görünür. Yedi vadi her biri bir eksilme, her biri bir dönüşüm.
İlk durak: İstek Vadisi.Burada değerli olan hiçbir şeyinizi koruyamıyor kaybediyorsunuz. Çünkü bu vadide ilerlemenin tek yolu vazgeçmek.
Sonra Aşk Vadisi…
Çölün ortasında susuzluk, yalnızlık ve ölüm kol gezerken; aşk, bir teselli değil, bir sınav olarak karşılarına çıkar.
Ama her aşkın bir bedeli vardır.
Ve o bedel sorulur Mim Tuğraya
Ya kalbindeki Aşk ?
Ya da Sevgilinin Yaşamı?
İlk cilt, Aşk Vadisi’nde son buluyor
Geriye beş vadi, bir dağ ve bir yüzük kalıyor.
Ama asıl soru hâlâ oradadır…
Epik, mistik ve yer yer tasavvufi bir yolculuk arayanlara kesinlikle öneririm.
Kitapla kalın.