Doğdunuz evi seçemezsiniz. Annenizi babanızı seçemezsiniz. Ama dünyanızı değiştirmeyi, sevgilinizi, kocanızı, en yakın arkadaşınızı kendiniz seçebilirsiniz. İşte Çorak Topraklar tam da bize seçimlerimizden bahsediyor. Bazen doğru bazen yanlış da olsa kalbinin Ka-tet’inde yürümeyi seçenler pişman olmuyor.
Kara Kule’nin üçüncü kitabı Çorak Topraklar “Bir Avuç Tozdaki Korku” bölümü ile başlıyor. Orta Dünya’nın bekçilerinden ayı Shardik bu çürümenin ve yozlaşmanın en güzel örneklerinden biri. Eddie ise ilk ciddi silahşörlük deneyimini bu olayla yaşıyor. Suzannah ise kocasına her daim destek oluyor. Roland ise daha önce ölümün kollarına bırakmak zorunda kaldığı Jake’e tekrar kavuşma yolunu buluyor. Ama Jake’i kendi dünyasına getirmek hiç kolay değil.
Malikane denen belalı, eski “ben anormalim” diye bağıran bir eve girmek zorunda. Ya evin kendisi de başlı başına bir canavarsa?
Jake başlı başına cesur, gözüpek ve çocuk olmasına rağmen olağanüstü atak bir karakter. Sadece kafaya önem verenlerin gittiği bir okula gidiyor. Orada yazdığı kompozisyon çok beğenilse de çıldırmanın eşiğine gelmiş Jake boş bir arsada “Gül” ile karşılaşıyor. Orada Beyaz’ın sesi ve Işın’ın gösterdikleri ile artık New York’ta işinin kalmadığını biliyor. Onu gerçekten seven, anlayan yeni dostlarına doğru yola çıkıyor.
Zorlu bir kavuşma… Ve son silahşör Roland yeni ailesi ile Ka’nın ona verdikleriyle mesafeleri aşmaya devam ediyorlar. Aralarına Billy Ahmak denilen çok zeki ve hisli konuşan hayvan “Oy” da katılıyor. Jake’in bir bilmece kitabı var onu da Roland’ın yanına gelmeden önce Calvin Tower’ın dükkanından alıyor. Tower çifte sembollü bir anlam taşıyor ve ileriki kitaplarda sıkça rastlayacağız.
Ve zorba Mono Blaine…Lud şehrini delirten elektrik Tanrısı. Ona bela da diyebiliriz. Demirin yaratılmış en