Gönderi

10/10
·136 syf.··
2026 9. kitabı
Beyaz Zambaklar Ülkesinde Kendi kültürleri, halk kahramanları ve bağımsızlıkları olmayan Finler nasıl oldu da dünyanın en iyi eğitim sistemini kurdu? Tüm cevapları Grigori Petrov un 1900 lerin başında yaşadığı Finlandiya gözlemlerini içeren bu kitapta alıyoruz. Kitap; halk mı kahramanlarını doğurur? Yoksa kahramanlar mı halka kurtarıcı olarak gelir? Sorularıyla başlıyor Finler 1917 Rus devrimine kadar hiçbir zaman bağımsız bir devlet olmadı. İsveç yönetimi altında, halkı hor görülmüş, ikinci sınıf insan muamelesi görmüş ve fakir bırakılmıştı. Fin halkı, cahil, kaba, alkole düşkün, temel yaşamsal haklara sahip olmayan (yiyecek, içecek, barınma, temizlik vb), dinin inançlarından uzaklaşmış, ateistliğe geçiş yapmış bir halk olarak tanımlanıyor. Halkın 4/3 ü böyleyken geri kalan kısım, halkın sabırlı olmasını, talepkar olmamasını ve cahil olmasını sömürerek güzel ve tambel bir hayat yaşıyordu. Yani ne halk durumunu düzeltmek için adım atıyordu ne de üst kesim halkı refaha ulaştırmaya çalışıyordu. Fin aydınları başta Snellman (Fin halk kültürünün mimarı) olmak üzere çok sistemli hareket edip, sorunun en temeline inip, çözmeye ordan başlıyorlar. Kitapta adı geçen aydınlar; Snellman; - En ücra köylere bile elektrik götürmekle işe başladı - Halktaki cehaleti yok etmek için öğretmenleri harekete geçmeye çağırdı. “Halkı unutmayın. Hepiniz halkın arasından çıktınız.Peki hangisini tercih ediyorsunuz? Eğitimsiz kardeşlerinizden kaçmayı mı, yoksa insanların yaşamlarını daha iyi hale getirmeye mi? - Klise ve din adamlarına insanların neden dinden uzaklaştığını, kiliseden soğuduğunu anlattı. ”Din bir insanın dünyayla, insanlarla, tarladaki her bir bitkiyle kurduğu bağın tezahürüdür. Bu bağlar yok olursa ne devlet, ne toplum, ne insan ayakta kalabilir. - Devlet memurları İsveçliydi ve İsveç’in zengin ailelerinin vasıfsız çocukları memur olarak gönderiliyordu. İsveç memurlar Fin halkına kötü davranıp hor görüyordu. “Hukuksuzluğun başöğretmenlerinin kim olduğunu biliyor musun? Memurlardır, yasanın temsilcisi olan memurlar.” Kademeli olarak tüm memuriyetlinlere Fin ler yerleştirildi. - Askeriyede de İsveç ruhunu milletin üstünden sıyırıp, Fin ruhunu inşaa ettiler. Askeriye halkın gözünde berbat bir şeyken, subaylar eğitilerek devlet okuluna, halk üniversitelerine dönüştürdü. Kışlaya sabun, havlu, diş fırçası gibi kavramlar girdi. Temizlik öğretildi. - Futbol hayatlarından ana dpor olmaktan çıkarıldı.Futbolu bir salgın, beyni çürüten, beden hiçbir faydası olmayan, gençelerin ruhunu ve vaktini boşa harcadıkları bir spor olarak görüyordu. “Biz Finlerin güçlü bacakları ve zayıf beyinleri olsun istemiyoruz.” Spor yapmak önemliydi, egzersiz bedenin hareketliliğini geliştirirdi. “Şehirdeki hareketsiz yaşam, bedenleri hırpalar, kanı zehirler, insanı ağırlaştırır. Uzun süren başarısız okul müfredatı da beynin kuru bilgilerle dolmasına sebep olur.” - Aydınların halkı yetiştirilmesi için çağrıda bulundu. “Kendi halkının yetiştirilmesiyle ilgilenmek istemiyor aydınlar.” - Sınıflar arası farklar yok edilmeye çalışılıyor. Ezilen, hor görülen ve sürekli sabretmesi beklenen halkın kendilerine reva görülen hayata itiraz etmesi, halkın bu sefalete razı olmasını bekleyen üst sınıfın da bu düşünceden uzaklaşmaları isteniyor. “Sınıf ayrımı olmadan herbir bireyin tam anlamıyla insan olma fırsatı verilmeli.” Jarvinen, Okunen ve Thomas Gulbe Fakir Fin halkından çıkmış, toplumun eğitilmesi ve kalkınması için ellerinden gelen her şeyi yapan ticaretle uğraşan bu 3 girişimcinin çabaları anlatılyor. Kendi alanlarında tüm Avrupa da siparişler alan aynı zamanda halkına da ürettiklerini ücretsiz veya çok ucuza vererek halkın gıdaya, temiz giysiye ukaşmasını sağlıyorlar. “Halkın karnı ne kadar toksa eli içkiye o kadar az uzanır.” Çok ciddi bir şekilde halk alkolden uzaklaştırılmaya çalışılmış ve başarıya ulaşılmış. Kitaplar Toplumun gerçek tarafını, halktan uzak yaşayan ve halkın çektiği çileyi bilmeyeblere, gerçekliği tüm çıplaklığı ile kitaplarla gösteriyorlar. Halk Şifacısı Doktor, yazdığı kitap ile halkın fakirliğini, hastalıklarını, çocuk ölümlerini, beslenme yetersizliğini , barınma ihtiyaçlarını anlatan bir kitap yazıyor. Toplum refah içinde yaşayanlara tokat gibi çarpıyor bu kitap. “Daha ne kadar bu saklambaç oyununa devam edeceksiniz?” Rahip MacDonald, rahiplere, din adamlarına hitaben bir kitap yazıyor. Bu kitap çok ses getiriyor. “Din ağdalı kitap cümleleriyle güzel ve şaşaalı ayinlerin birleşimi değildir. “ Dini duyguları yok olan halkta önce dindarlığı yani birbirlerini sevme duygusunu uyandırıyor.” Tüm bu çabalarla, sınıfın üst kesimleri “ne yapmasını biliyor ama yapmıyor noktasından” halk için canla başla çalışır hale geliyor. Hükümet halkı toplu halde refaya yönlendiriyor, en ücra köşelere eğitimli insanlar gönderiliyor. Halk eğitilmek için çaba sarfediyor. Ben halkı için mücadele eden aydınların yanında, ülkesi için değişmeyi kabul eden yurttaşlar gördüm kitapta. Kesinlikle herkesin okumadı gereken harika bir kitap. 10/10
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025124,6bin okunma
·
30 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.