·312 syf.····Okunma: 10 Nisan 2026 14:18 Tarık Tufan’ın kaleminden okuduğum ilk eser Gece Açan Çiçekler:
İstanbul’da bir yangın, yangın ki tüm şehri korkuya ve dehşete sürüklemiş vaziyette… İstanbul’un Vefa semtinde ayakta kalan son ahşap konaklardan Canfeda Konağı ve birbirine kırılgan iplerle bağlanmış iki farklı İstanbul dönemi ayrı ayrı anlatılmış. Birisi belki konağın yeni konak olduğu zamanlarda yaşanmış olaylara dayanıyor. İkincisi ise yüz sene sonra konağın yıkılmasından ve butik bir otele dönüşmesinden çok kısa bir süre öncesine dayanıyor. Konağın kuruluşu ve yıkılışı gibi kitabın da iki anlatıcısı var. Yalnızlıkla ve mazlumlukla ömür geçirmiş ve kaderlerine boyun eğerek dünyaya veda etmiş iki masum anlatıcı: Halide ve Derviş Ali.
Halide, babası evi terk ettikten sonra annesi tarafından hiç sevilmeyen ve benimsenemeyen dört çocuktan en büyüğüdür. Annesine göre konakta yaşanmış ve yaşanacak tüm kötülüklerin sorumlusu Halide’dir. Haliyle bu hikaye en doğru Halide’nin dilinden dinlenirdi.
Derviş Ali ise Osmanlı’nın son zamanlarında Paşa kızı Handan’a olan aşkıyla tüm dünyayı toz pembe gören gariban bir aşıktır. İşlediği bir günahtan dolayı dergaha girer, burada bir şekilde Sultan Abdülhamid’in Baş Ressamı Zonara ile tanışır. Olaylar gelişir.Onun hikayesini de en iyi Derviş Ali’den dinleyebilirdik.