P.W. Singer, istihbarat ve operasyonel yeteneklerin özel ellere geçmesini devletin temel direklerine yönelik sessiz bir saldırı olarak görür. Bu durumun yarattığı temel tehditler şunlardır:
1. Denetim ve Şeffaflığın Kaybolması
İstihbarat faaliyetleri özel şirketlere devredildiğinde, bu faaliyetler meclis denetiminden ve kamuoyu gözünden kaçırılır. Şirketler "ticari sır" zırhına bürünerek devletin bile tam olarak kontrol edemediği karanlık alanlar yaratır.
2. Sadakat Paradoksu (Para vs. Bayrak)
Bir istihbaratçının sadakati anayasaya değil de bir şirketin kâr marjına bağlı olduğunda, devletin hayati bilgileri en yüksek fiyatı veren rakip devletlere veya organizasyonlara sızma riskiyle karşı karşıya kalır.
3. Kurumsal Hafızanın Silinmesi
Devlet, kritik analiz ve operasyon süreçlerini dış kaynaklara (outsourcing) devrettikçe, kendi bünyesindeki uzmanlığı kaybeder. Bir süre sonra devlet, olayları anlamlandırmak için bile bu şirketlere muhtaç hale gelir; yani "aklı kiralık" bir yapıya dönüşür.
4. "Tedarik Zinciri" Tehdidi
İstihbarat ekipmanları veya yazılımları özel şirketlerce yönetiliyorsa, bu zincire sızılması devletin tüm sinir sisteminin çökertilmesi anlamına gelir. Bu, casusluğun ötesinde, devletin egemenliğinin devredilmesidir.
Singer’a göre istihbaratın özelleşmesi, devletin "gözlerini ve kulaklarını" kiralık bir servis sağlayıcıya teslim etmesidir. Bu da devleti, parasını ödediği ama anahtarına sahip olmadığı bir sisteme mahkûm eder.