Hz. Osman’ın (r.a.) atadığı valilerle ilgili bazı isimlerin Kur’an’da “fâsık” olarak anıldığı veya ayetlerle alay ettikleri yönündeki iddialar, özellikle İslam tarihindeki “fitne dönemi” tartışmalarının merkezinde yer alır. Şimdi hem o valileri tek tek açıklayayım, hem de bunlarla ilgili rivayet ve Kur’an’daki ifadelerle ilişkilendirilen noktaları objektif şekilde değerlendirelim.
1. Velîd b. Ukbe (Kûfe Valisi)
• Hz. Osman’ın anneden kardeşidir.
• Kûfe valisi olarak atanmıştır.
• Hakkındaki en büyük iddia: sarhoşken sabah namazına imamlık ettiği ve dört rekat yerine iki rekat kıldırdığıdır. Bu olay üzerine sahabeler Hz. Osman’a şikayette bulunmuştur.
• Hz. Osman da onu görevden almış ve Hz. Ali’nin gözetiminde had cezası (içki cezası) uygulanmıştır.
Kur’an ile Bağlantı:
• Kur’an’da onunla ilişkilendirilen ayet:
“Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse, onun doğruluğunu araştırın…”
(Hucurât, 49/6)
• Bu ayetin Velîd b. Ukbe hakkında indiği rivayet edilir. Velîd, Peygamber tarafından zekât toplamak için bir kabileye gönderilmiş, korkup geri dönmüş ve “Beni öldüreceklerdi” diyerek yalan haber vermiştir.
• Bu olayın ardından yukarıdaki ayetin nazil olduğu belirtilir. Yani Velîd Kur’an’da ismen geçmez, ama ‘fâsık’ olarak tanımlanan kişiye örnek olarak gösterilir.
2. Abdullah b. Sa’d b. Ebî Serh (Mısır Valisi)
• Başlangıçta vahiy kâtiplerindendi.
• Daha sonra İslam’dan dönmüş (irtidat etmiş), Mekke’ye kaçmış. Mekke fethinde affedilerek yeniden Müslüman olmuştur.
• Hz. Osman onu Mısır’a vali olarak atamıştır. Bu atama halk arasında büyük tepki çekmiştir.
Kur’an ile Bağlantı:
• Onunla ilişkilendirilen rivayet: Vahiy kâtipliği yaptığı dönemde, kendisine okunan ayetlere kendi yorumlarını eklediği ve sonra da “Ben de tıpkı Muhammed gibi yazabiliyorum” dediği söylenir.
• Bu olay üzerine aşağıdaki ayetin onun hakkında indiği rivayet edilir:
“O, bunu kendiliğinden uyduruyor” derler. Hayır! Onlar iman etmezler.”
(Tur, 52/33)
• Ancak bu ayetin doğrudan Abdullah b. Sa’d hakkında olduğu kat’i değildir, sadece bazı tefsirlerde geçer.
• Kur’an’da ismi geçmez. Fakat onun, vahiy ile alay ettiği rivayetleri nedeniyle halk nezdinde çok tepki toplamıştır.
3. Saîd b. Âs (Basra ve Kûfe Valisi)
• Ümeyyeoğullarındandır.
• Kûfe valiliği sırasında, halka “Irak toprakları Kureyş’indir, siz sadece işçisiniz” dediği rivayet edilir.
• Bu sözü büyük tepki toplamış, halk isyan etmiştir.
• Hakkında doğrudan “fâsık” veya Kur’an’la alay ettiği gibi bir rivayet bulunmaz. Ancak aristokrat ve halktan kopuk tavırlarıyla eleştirilmiştir.
4. Abdullah b. Âmir (Basra Valisi)
• Hz. Osman’ın kuzeni.
• Çok genç yaşta vali olmuştur.
• İran’ın içlerine kadar yapılan fetihlerde başarılı olmuş, ama yönetiminde lüks ve israfa düşkünlük gösterdiği rivayet edilir.
• Hakkında doğrudan “fâsık” ya da Kur’an’la alay ettiği gibi bir ifade kaynaklarda geçmez.
5. Muaviye b. Ebî Süfyan (Şam Valisi)
• Zaten Hz. Ömer döneminden beri Şam valisidir. Hz. Osman zamanında yetkileri artar.
• Akıllı ve başarılı bir yönetici olarak bilinir.
• Ancak siyasi olarak Hz. Ali’ye karşı cephe aldığı ve daha sonra halifeliği kendi lehine çevirdiği için Şiî kaynaklarda eleştirilir.
• Kur’an’la alay ettiği ya da fâsık olduğu yönünde bir bilgi yer almaz, ama adalet anlayışı ve dünyevîliği sık sık eleştirilir.
6. Mervân b. Hakem (Resmî Vali Değil, Ama En Etkili Kişi)
• Hz. Osman’ın özel kâtibi ve başdanışmanı.
• Bazı rivayetlere göre, Hz. Osman’ın mührünü kullanarak sahte mektuplar yazdığı ve halkı galeyana getirdiği söylenir.
• Kur’an’la alay ettiği yönünde doğrudan bir bilgi yoktur ama siyaseti kendi çıkarı için kullanmakla suçlanır.
• Daha sonra halife olacak (Mervân I), oğluyla birlikte Emevî hanedanını kuracaktır.
Genel Değerlendirme
• Hz. Osman’ın atadığı valilerden Velîd b. Ukbe hakkında “fâsık” ifadesi doğrudan rivayetlerle ilişkilendirilmiştir.
• Abdullah b. Ebî Serh’in ise ayetlerle alay ettiği ve “murted” olduğu rivayet edilir, ama sonradan İslam’a döndüğü kabul edilmiştir.
• Diğer valiler hakkında bu kadar net ve doğrudan bir Kur’anî atıf yoktur, ama halka zulüm, kibir, lüks ve halktan kopukluk gibi eleştiriler yoğun şekilde yapılmıştır.
bu rivayetlerin geçtiği kaynaklar (Taberî, İbn Sa’d, Belâzürî vs.)