Kahraman ve Cellat, şiddet döngüsünde sıkışan bireyin ontolojik faillik krizini sorgulayan, varoluşsal bir hesaplaşmadır. Eser, kutsal kabul edilen "yuva" kavramının zihinsel bir hapishaneye dönüşmesini ve bireyin kendi geçmişinin kurbanı ile celladı olma ikilemini en kısa hâliyle şu soruya indirger: Birey, geçmişinin bir kurbanı mıdır, yoksa o geçmişin üzerine inşa edilen kendi celladı mı?