Son Olimposlular, modern dünya ile Yunan mitolojisini harmanlayan beğenerek okuduğum sürükleyici bir fantastik kurguydu.
Hikâyenin merkezinde, çocukluklarından beri birbirlerinden hiç ayrılmamış beş yakın arkadaş var. Bu beş genç, aslında Olimpos'un kayıp çocukları ve yarı tanrıların son nesli. Gençler bir yandan kendi içlerindeki gizemli güçleri keşfetmeye çalışırken, diğer yandan Olimpos’un taht oyunlarının ortasında kalıyor. Sadece kılıç kalkan savaşı değil; aşk, fedakârlık, özgür irade ve tarihin unuttuğu lanetlere karşı duruşu da anlatılıyor.
En samimi bulduğum yanı, mitolojiyi alıp ulaşılmaz bir zirveye koymaması. Karakterler yarı tanrı falan ama aslında hepsi bizim gibi: Korkuları var, aralarındaki bağ çok insani ve "Birimiz hepimiz için" kafasındalar. O beş arkadaşın arasındaki sadakat, kitabın en sevdiğim yanıydı. Biraz hüzünlü, bolca heyecanlı ve bittiğinde "Keşke benim de böyle bir grubum olsa" dedirten türdendi. Tavsiye ederim.