Seda Çavdar

Seda Çavdar
@sedaninnotlari
Kitaplar benim en iyi arkadaşım. Olmayan dünyalarda kendimi çok daha mutlu hissediyorum. İnstagram; @ sedaninnotlari
Eskişehir
Eskişehir, 1 Ocak
12 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
İyi ki gittin dostum. İyi ki gittin. Yoksa bu kadar çok maskesi olan bir dünyada zaten delirirdin.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sahi, elinizi göğsünüze doğru atıp, kalbinizin atıp atmadığını, yüreğinizin yerinde durup durmadığını kontrol eder misiniz? Zaman zaman elimi sol göğsüme titrek bir güvercin gibi uzatırım. Kalp bu, terk etmiyor insanı; insan onu çok sık unutsa da terk etse de...
Sayfa 11·Kitabı okudu
İyiler ölüyor. İyiler susuyor. İyiler sofraya alınmıyor bile. İyilerin hasta olarak görüldüğü bir dünya başladı. Kötülüğün en rahat yayıldığı yer iyilerin affediciliğini hakim olduğu yermiş. Evet, iyiler affettiklerini bile unuttukları için kötüler her yerdeler. O kadar yaygınlaştı ki iyinin tuhaf karşılanması, hatta iyiler de kötülere meze olmasınlar diye kimseye sebat, sakinlik, anlayış gibi şeyleri öğretmek istemiyor.
Sayfa 77·Kitabı okudu
Dünyada işler bildiğin gibi. İyiler ve kötüler savaşıyor. Ama hepsi iyilerin tarafında olduğunu söylüyorlar.
Sayfa 66·Kitabı okudu
8/10
·54 syf.··
2026 9. kitabı
Zeki Bulduk’un kaleme aldığı "Sevgili Mayakovski - Tahran'dan Mektuplar" üzerine konuşacak, üzerine derin derin düşünülecek çok şey sunuyor bize. Kitabın mektup formunda yazılmış olması, okuyucuyla yazar arasındaki mesafeyi tamamen sıfırlamış. Yazar burada Mayakovski’yi bir alıcı, bir dert ortağı olarak seçiyor. Ona Tahran’dan seslenirken, aslında modern insanın yalnızlığını, devrime, aşka ve hayata dair kırgınlıklarını anlatıyor. Mayakovski hayatı boyunca Lili Brik’e olan hastalıklı, tutkulu aşkı ve sistemle olan kavgaları yüzünden ruhunu hırpalamış ve nihayetinde kalbine bir kurşun sıkarak hayatına son vermişti. Tahran ise sokaklarında hem büyük aşkları hem de büyük siyasi acıları, devrimleri ve hayal kırıklıklarını barındıran bir şehir. Yazar, Tahran'ın o hüzünlü, tozlu sokaklarında yürürken Mayakovski’nin trajedisini yanı başında taşıyor. Zeki Bulduk, coğrafyaların ruhunu okumayı ve bunu edebiyata aktarmayı çok iyi bilen bir kalem. Cümleler adeta bir ney sesi gibi naif ama bir o kadar da sarsıcı. Bu mektuplar sadece Mayakovski'ye yazılmamış; yazarın kendi içine, kendi geçmişine ve inançlarına tuttuğu bir ayna. Kesinlikle kütüphanede özel bir yeri hak eden, bittiğinde bile kapağına bakıp seni derin düşüncelere daldıracak bir eser. Tavsiyemdir.
Sevgili MayakovskiZeki Bulduk · Koyu Kitap · 201425 okunma