Doğrusunu söylemem gerekirse, Hüseyin Rahmi’nin külliyatı içinde Mezarından Kalkan Şehit’e başladığımda, karşıma sadece "hortlaklı" bir mahalle hikâyesi çıkacağını sanıyordum. Ancak sayfaları çevirdikçe Gürpınar’ın neden bu kitap için "en sevdiğim eserim" dediğini çok net anladım. Okurken çok keyif aldım. Gürpınar eserlerinden en beğendiklerim listesine üst sıralarda kendine yer buldu.Kitabın o tekinsiz ama bir o kadar da tanıdık İstanbul havasına bayıldım. Kartal’ın o dönemki ıssızlığını ve "şehit geliyor" söylentisinin yarattığı o koyu gri atmosferi iliklerimde hissettim hatta Sleepy Hollow’u andıran yanları da vardı.Karakterlerin konuşma tarzları tam bir şölen. Gürpınar, köşkün hizmetçisinden Şevki’ye kadar herkesin sınıfsal kimliğini diline öyle bir yedirmiş ki, okurken karakterleri karşımda canlı birer tiyatro oyuncusu gibi gördüm. Batıl inançlarla, cahillikle ve korkularla dalga geçme biçimi gerçekten çok kıvrak. Toplumun en derin korkularını alıp onlarla bir orta oyunu gibi oynaması, yazarın dehasını kanıtlıyor.
Şevki’nin o inatçı aklıyla mahallenin mistik korkuları arasında gidip gelmek, edebi bir lunaparkta gezmek gibiydi. Sarıkamış Harekatı üzerinden bolca sistem eleştirisi var özellikle Enver Paşa’ya. Genel atmosfer itibariyle yazarın bir diğer eseri olan “Ölüler Yaşıyor Mu?” eseriyle benzer yanları var fakat ondan çok daha iyi ve tatmin edici bir sonuca götürüyor okuyucuyu.Yazar diğer eserlerindeki keskin reddedişin aksine bu romanda Spiritualizm ile Maddecilik arasında bir denge tutturmuş.Her Gürpınar eserinde olduğu gibi burada da uzun tiratlar var bu da haliyle modern okuyucuları yorabilir. Benim şahsi görüşüm bu araya girmeler gereksiz veya sıkıcı değil aksine Gürpınar’ın Türk toplumunu içinden geçtiği korkunç tribulanslı dönemlerin etkilerinden kurtarıp yol göstermekti. Yazar eserlerinde reklam arası vermiyor aksine bir vatani görev gerçekleştiriyor. Didaktiklik Gürpınar’ın tarzı bunu eleştirmek doğru değil bence. O zamanın genel yazım anlayışı da buydu. Ayrıca kendisi Ahmet Mithat Efendi’nin öğrencisiydi. Onun edebiyatı halkı eğitme aracı olarak kullanma geleneğini devam ettiren bir yazar olduğunun unutulmaması gerek. Sözün kısası zamansız bir eser. Hüseyin Rahmi’yi henüz bu kitabıyla tanımış olanlara hem imreniyor hem de bir an önce o köşke konuk olmalarını öneriyorum. Hüseyin Rahmi GürpınarMezarından Kalkan Şehit