Gönderi

7/10
·409 syf.··
2026 18. kitabı
•“Av kimdi, avcı kimdi?” sorusuyla başlayan bir hikâyeye asla kayıtsız kalamazdım... Buz gibi bir şehir, içinde kaynayan öfke ve ince bir çizgide yürüyen iki insan… Daha ilk sayfadan bunun sıradan bir enemies to lovers olmayacağını anlıyorsun. Çünkü burada sadece aşk yok; öfke var, intikam var ve birbirini yakabilecek iki insan var. •İntikamdan doğan aşk hikâyeleri beni her zaman biraz daha fazla içine çekiyor… çünkü o duygular daha keskin, daha yoğun. Nefretin zamanla başka bir şeye dönüşmesini izlemek… işte en sevdiğim kısım tam olarak bu. Dyavol da bana bunu hissettiren kitaplardan biri oldu. Pars ve Asya’nın ilişkisi asla düz ilerlemiyor; bir yakınlaşıyorlar, bir birbirlerini itiyorlar… tam bir kaos ama öyle güzel bir kaos ki okumayı bırakamıyorsun. •Pars tam bir “ben sorunluyum” karakteri. İçindeki öfke, intikam duygusu… ve Asya’yı gördüğü andan itibaren yaşadığı o çelişki. Red flag mi? Evet. Görmezden geliyor muyum? Yine evet. •Asya ise başta kırılgan gibi görünse de aslında inanılmaz güçlü Kendini savunması, sınır koyması ve geri adım atmaması… bayıldım. Hatta Pars’ın ona öğrettiklerini ona karşı kullanması… gerçekten en tatmin edici anlardan biriydi. •Aralarındaki gerilim… anlatılmaz yaşanır türünden bir şeydi. Sürekli bir çekim, sürekli bir geri çekilme. Okurken “ya artık bir şey olun!” dediğim çok oldu. •Eleştiri kısmına gelirsek; hikâyenin dinamikleri gerçekten çok güçlü ama karakterlerin kafası o kadar karışıktı ki bunu baştan sona hissettik. Sürekli değişen duygular, bir ileri bir geri giden ilişki hali… bir noktadan sonra okurken beni de yordu. Kaos bilinçli yazılmış belli ama bu yoğunluk bazen takip etmeyi zorlaştırdı. Yine de bunu bir eksiklikten çok, karakterlerin yaşadığı duyguların ağırlığına bağlıyorum. •Kısacası; biraz karanlık biraz sert ama çok sürükleyici bir hikâyeydi. Devamını aşırı merak ediyorum.
DyavolSena Ceylan · Patara Kitap · 202515 okunma
·
21 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.