·496 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Nisan 2026 00:00 "Savaşı zenginler çıkarır, yoksullar ölürler." - Sartre
Gözümde yaşla, içimde büyük bir öfke ile okudum kitabı. Son zamanlarda okuduğum en güzel Türk ve tarihi romanlardan biriydi. Dili ve üslubuyla sanki o zamanlarda yaşamış bir kişinin yazdığı bir eser gibi hissettirdi bana. Yüreğimi tam on ikiden vurduğunu söyleyebilirim.
Bu ülkede hâlâ zenginler zenginliklerinin keyfini bir şekilde sürerken, yoksulluk ve garibanlık da ne yazık ki sınır tanımıyor. Emekçinin hakkı yerde kalıyor. Birilerinin alın teriyle mal varlıklarını çoğaltan insanlar, maalesef emek verenlerin sırtına binmeye, onlara haklarını teslim etmemeye devam ediyor.
İnsan sanıyor ki, vakti zamanında bu ülke tam manasıyla kan ağlıyorken; vatan toprağı düşman devletlerce parsel parsel paylaşılmışken bütün halk, tüm ruhuyla taşın altına elini koymuştur. Canını, malını elinde verebileceği ne varsa ortaya sermiştir. Hiç aksini düşünmemiştim bu zamana kadar.
Ne yazık ki o zamanlarda da kendisi için yaşayan, canını ve hatta malını bile ortaya koymayan "Benim işim yolunda olsun da, dünya yansın ne gam" diyen ağalar, beyler, paşalar o devirde de varmış. Şimdiki zamanda yaşayanların atasıymış o tek kendini düşünen içimizdeki düşmanlar.
Vatan evlatları, parası olmayanlar savaşlarda ölürken, az bir bedelle savaşa katılmayan ağa ve beylerin varlığı kanımı dondurdu. Sonra düşündüm ki aynı insanlar hâlâ aramızda.
Neyse ki her şeye rağmen, her türlü haksızlığa, çürümüşlüğe, adaletsizliğe rağmen içimizde insanlığını koruyabilen, kendisini feda edebilen vatanperverler de varmış. Yoksa şu an bu satırları yazıyor olmaz ve bu özgür hayatları yaşamazdık.
Nasıl bir zamanmış ki sadece dışarıdaki düşmanla değil, asıl kendi öz varlığından olan "dostum" diyebileceğin içindeki düşmanla da savaşılmak zorunda kalınmış. At izinin, it izine karıştığı tuhaf zamanlar...
Velhasılı kelam çok severek, ruhum dağlana dağlana, yer yer öfkeyle; çoğunlukla vatanıma yurduma olan sevgimi tazeleyerek okudum.
Özümüzü anlayıp öğrenmeye, kendimizi tanımaya öyle ihtiyacımız var ki aslında. Kendi tarihini bilmeyen bir milletin, geleceğini sağlam bir şekilde inşa etmesi mümkün değildir.