Gönderi

Sen güzel bir kitapsın ama biterken beni de bitirdin
8/10
·303 syf.··
2026 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 03:41
Geldiik incelememe. Çok şey söylemek istediğim için nasıl toparlayacağımı bir türlü bilemediğim bir inceleme oldu. Hemen uzun konuşmamıza geçeliiimm.. June Hayward’ın, arkadaşı Athena Liu’nun ölümünden sonra ona ait yayımlanmamış eseri alıp üzerinde değişiklikler yaparak kendi eseri gibi yayımlamasıyla başlayan ve bizi yayın dünyasının karmaşık yüzüne sürükleyen bir hikaye ile karşı karşıyayız. R. F. Kuang, ahlaki ve etik ikilemleri merkeze alarak, ilerledikçe kimin haklı kimin haksız olduğunun giderek belirsizleştiği bir olay örgüsü sunmuş. Ki bu ikilemleri okumak bazen baş ağrıttı diyebilirim. Neyseee... Edebi açıdan dili basit görünse de; kurduğu gerilim, karakterin iç dünyasındaki karmaşa ve özellikle yayıncılık sektörünün zorlu yönlerini yansıtma biçimi oldukça güzeldi. Okurken çoğu yerde o “yakalanma” gerilimini iliklerime kadar hissettim. Gitmiş bir de birden fazla hikaye çalmış. Hayır bir de yakalanma eşiğindeyiz zaten, hangi akla hizmet gidip birebir aynı cümlelerini yazıyorsun kadının? Hani çalıyorsun bari düzgün yap şunu, değil miii yani?? (Tavsiye değildir). Kendim yapmışım gibi gerginlikten delirdim. Karakterlerin ilişkisi zaten problemli ve baştan sona sağlıksız. Dışarıdan bakıldığında “arkadaş” gibi görünen, fakat içten içe birbirine karşı ciddi bir rahatsızlık ve kıskançlık besleyen iki karakter... Sayfalar ilerledikçe olayların arka planını daha detaylı öğrendiğimde ise kendimi zaman zaman istemsizce June’a hak verirken buldum, öyle bir noktaya kayıyor yani hikaye. Gerçek hayatta da ana karakterin arkadaşı ve ailesiyle olan ilişkileri, kimimizin yaşadığı ilişkilere benzediği için okurken yer yer rahatsız edici olabiliyor. Kitabın sonu beklediğim gibi bitmedi tabii ki; biraz açık uçlu bırakılmış, sanki devamını tamamlamak okuyucuya kalmış gibi. Ama beğenmedim de diyemem, makul bir bağlamda sonlandırılmış. Son anlatıdaki olası akışa göre ilerlerse hikaye; ben June’un bir şekilde, az hasarla da olsa, kendini kurtarmış olabileceğini düşündüm. Ama yaptıklarının bedelini tamamen ödedi mi? Orası da her okuyucuya göre değişen bir konu bence.. ------------------------------- ~SPOILER~ ------------------------------- Kitabı okurken çok fazla ahlaki ikilemler ve insani duygular arasında gidip geldim. [ Mini İtiraf: June karakterinin bazı davranış ve düşüncelerine o kadar sinir oldum ki bazen, pişmanlık duyup acı çektiği bazı sahnelerde çok çok azıcık keyif almış olabilirim. ] - June ile başlayalım: Onu tanımlamak gerçekten zor. Kitabın sonunda şunu düşündüm: Eğer dışlanmasaydı ve baskı hissetmeseydi, muhtemelen hiç pişman olmayacaktı. Bu da karakteri benim açımdan daha rahatsız edici yapıyor. Yazın dünyasındaki üstten bakışları eleştirip sonra gidip bir de diğer insanlara sen üstten bakıyorsun. Bir de gelip "Athena zaten benden farklı yazmıyor, aynı çizgilerde gidiyormuşuz" yorumu yapıyorsun.. Demezler mi o zaman çalmadan yazsaydın diye. YAZSAYDIIN BUNLARI YAŞAMAZDIK Bir yandan yaptığının yanlış olduğunu biliyor, diğer yandan bunu sürekli kendince mantıklı bir zemine oturtarak haklı çıkarmaya çalışıyor. Anlık pişmanlıklar ve kendini aklama hali arasında gidip geliyor. Athena ile onun gibilere ve yayın dünyasındaki eşitsizliklere duyduğu öfke de bunu besliyor. Bazı duygularını anladım ama bu, yaptığını kabul edilebilir kılmıyor. Benim için siyaha daha yakın bir gri karakter. - Ölen arkadaşımız Athena: Onu tamamen June’un anlatımı ve sınırlı diğer bakış açılarıyla tanıyoruz. Bu yüzden ne kadarının gerçek olduğu tartışmalı. Ama anlatılanlara göre gidecek olursam, insanları kendi amacı doğrultusunda araçsallaştıran biri. June’a yaptığı şey de başlı başına problemli ve ben hala June nasıl bu kadar sakin kalabildi o olayda anlayamıyorum. Acılarla beslenip bunu aktaran bir karakter yapısıyla beraber insanlara karşı da samimiyetsiz, sevmedim. Athena da gri bir karakter. - Candice: Gerçekten “abla sen ne yaptın?” dedirten bir karakter. Ama genele dürüstçe bakarsak çok haklı. Zaten bir noktadan sonra onun olduğu da tahmin edilebiliyordu. Not: Candice yerine Athena’nın annesi çıksaydı çok daha şok edici olurdu diye düşünüyorum, bunu da eklemek istiyorum.
1000Kitap
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,2bin okunma
·
87 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.