Puan vermedi·256 syf.····Okunma: 04 Mayıs 2026 12:05 Leonard ve Hevesli Paul uzun okuma arası verdiğim dönemde elimde, masada, çantamda, bebek çantasında, bazen mutfakta meyve sepetinin içinde gitti gitti geldi. Tıpkı hikayenin ve karakterlerin yaşamında gizli olan o doğal akışkanlık gibi. Kitabı bitirdiğimde Hevesli Paul'un annesi ve babası gibi bir ailem olsun istedim. Yaşamlarının sade ve doğal yanları, hayatı gerçek yerlerden sorgulayan sıcacık ama sıcacık bir hikaye. Birçok karakterin kalbini ruhunu, korkularını ve minik değişimlerini hissettiğiniz ve buna şahit olduğunuz için, kalbinize ılık ılık akan bir duyguyu çağrıştırıyor. Leonard gibi sevdiğiniz bir işte çalışmayı, Grace gibi hayatınızın aşkıyla evlendiğiniz, Helen gibi sevgi dolu bir anne Peter gibi neşeli bir babanın olduğu bir dünya istiyorsunuz. Bu kitapta her şey çok sıradan. Ama o sıradanlık o kadar güven veriyor ki o kadar sarıyor ki sizi bırakmak istemiyorsunuz. Bıraksanız bile, onlar orada o devam eden hikayenin içinde yaşıyorlar.
Bu kitap bana hayatta en çok neyi istediğimi, nelere değer verdiğimi, çok uzakta aradığım mutluluğun veya huzurun çok yakında olabileceğini öğretti.
Ne zaman kendimi kötü hissetsem koşacağım ilk kitap oldu.
Teşekkürler Rònàn Hession. Böylesine umut dolu bir dünya yarattığın ve ona çok inandığın için.Leonard ve Hevesli Paul uzun okuma arası verdiğim dönemde elimde, masada, çantamda, bebek çantasında, bazen mutfakta meyve sepetinin içinde gitti gitti geldi. Tıpkı hikayenin ve karakterlerin yaşamında gizli olan o doğal akışkanlık gibi. Kitabı bitirdiğimde Hevesli Paul'un annesi ve babası gibi bir ailem olsun istedim. Yaşamlarının sade ve doğal yanları, hayatı gerçek yerlerden sorgulayan sıcacık ama sıcacık bir hikaye. Birçok karakterin kalbini ruhunu, korkularını ve minik değişimlerini hissettiğiniz ve buna şahit olduğunuz için, kalbinize ılık ılık akan bir duyguyu çağrıştırıyor. Leonard gibi sevdiğiniz bir işte çalışmayı, Grace gibi hayatınızın aşkıyla evlendiğiniz, Helen gibi sevgi dolu bir anne Peter gibi neşeli bir babanın olduğu bir dünya istiyorsunuz. Bu kitapta her şey çok sıradan. Ama o sıradanlık o kadar güven veriyor ki o kadar sarıyor ki sizi bırakmak istemiyorsunuz. Bıraksanız bile, onlar orada o devam eden hikayenin içinde yaşıyorlar.
Bu kitap bana hayatta en çok neyi istediğimi, nelere değer verdiğimi, çok uzakta aradığım mutluluğun veya huzurun çok yakında olabileceğini öğretti.
Ne zaman kendimi kötü hissetsem koşacağım ilk kitap oldu.
Teşekkürler Rònàn Hession. Böylesine umut dolu bir dünya yarattığın ve ona çok inandığın için.