PETRİKOR
Petrikor açıkçası başka bir noktadan yakaladı beni. Jonah Axon, o yağmur sonrası gelen toprak kokusunu sadece bir doğa olayı olarak değil, insanın ruhundaki o temizlenme ve yeniden başlama hissi olarak anlatmış. Enfesti doğrusu
Kitap aslında çok derin bir aidiyet meselesini işlemekte. Ana karakterin kendi geçmişindeki kırıklıkları, tıpkı yağmurun yeryüzünü yıkaması gibi tek tek ele alıp onarmaya çalışmasını okurken kaç kez durup uzaklara daldım hatırlamıyorum bile .
"Gökyüzü ile yeryüzünün ortak kokusu" mottosu aslında insanın hem hayallerine (gökyüzüne) hem de gerçeklerine (yere) ne kadar sıkışmış olduğunun bir özeti gibi. Okurken karakterle birlikte o fırtınanın içinde savruldum, onunla beraber o ferah kokuyu aradım.
Sıradan, akıp giden bir hikayeden ziyade; insanın kendi içindeki kuraklıktan nasıl kurtulacağını, o ilk yağmurun ruhumuzda neleri yeşertebileceğini sorgulatan bir kurgusu var aslında kitabın. Kimi yerlerde yazarın kurduğu cümleler , sanki benim yıllardır kuramadığım cümleleri bir araya getirmiş.
Eğer şu ara zihniniz çok kalabalıksa ve biraz olsun durulmaya, şöyle derin bir nefes almaya ihtiyacınız varsa bu kitap size çok iyi gelecek. Benim için sadece bir roman değil, bir nevi arınma seansı gibiydi. Bitmesin diye yavaş okuduğum nadir kitaplardan oldu
Okuyun derim .
KİTAPLA VE SANATLA kalın
#petrikor
#kitapcumhuriyetimileokuyoruz
#okudumbitti #reklamdeğilöneri #readmorebooks
Ezgi Özcan
@ya_petrikor2026