#okudumbitti
Petrikor, bu kitap daha çok atmosferiyle öne çıkan bir eser. Yağmurdan sonra toprağın kokusunu ifade eden “petrikor” kavramını merkezine alması, zaten baştan itibaren sana duyusal ve duygusal bir deneyim vaat ediyor.
Jonah Axon’un dili sade ve zaman zaman da şiirsel. Okurken olaydan çok hislere odaklandığını fark ediyorsun. Karakterlerin iç dünyası, yalnızlık, geçmişle yüzleşme ve insanın kendini anlama çabası kitabın ana damarını oluşturuyor. Bu yüzden hızlı aksiyon bekleyenler için biraz ağır gelebilir ama durup hissetmeyi seven okurlar için oldukça etkileyici olduğunu düşünüyorum.
En güçlü tarafı bence atmosfer kurma becerisi. Yağmur, doğa, sessizlik… Bunlar sadece arka plan gibi değil de adeta hikayenin bir parçası gibi.
Kısaca:
* Duygusal derinliği yüksek
* Anlatımı sakin ve akışkan
* Daha çok içsel bir yolculuk
Eğer senin okuma tarzın daha çok “hissetmek” üzerineyse seversin, ama olay örgüsü hızlı ilerlesin istiyorsan biraz sabır isteyebilir. Bu aralar bana iyi geldi,okumayı düşünenlere tavsiye ederim. Kitapla kalın.