Puan vermedi·432 syf.····Okunma: 04 Mayıs 2026 21:34 Polisiye ve psikoloji türünün başarılı bir harmanlanmasıyla karşılaştığım anlatım beni çok etkiledi. Öyle ki kitabın müptelası oldum, bırakmak istemedim. Okurken özellikle merak ve heyecan duygusunu yoğun yaşatırken çoğu yerde kalbimin göğüs kafesine sığmadığını hissettirdi. Son sayfasına gelip kapağını kapattığımda ise tatlı bir huzur bıraktı. Her ne kadar hayatın adaletsizlikleri ile karşılaştığımızı düşünüyor olsak da aslında hayatın öyle bir adil olduğunu, ne yaparsak bumerang gibi bize döndüğünü, hayat terazisinin sarkacının iki yöne de eşit olduğunu anlatan, iyi-kötü kavramını farklı çerçeveden değerlendirten güzel bir okuma deneyimi oldu.
Kitap 53 kısa bölümden oluşan soluksuz okunacak bir roman. Ama her bir bölüm ayrı ayrı okunsa sanki birer bağımsız öykü gibi. Bir mesaj veriyor, okuru içine alıyor, bir sonuçla bağlanıyor ve okuruna yoğun bir merak duygusu bırakıyor. Sonrasında her bir bölüm pazılın parçaları gibi biraraya gelerek kurguyu bir tablo gibi sunuyor biz okurlarına.
Yazarın kalemiyle tanışma kitabım olmasına rağmen beni çok etkiledi. Harika bir anlatımı var. Sürükleyici, merak uyandırıcı, empati uyandıran, hayata ve insanlara farklı bakış açıları kazandıran bir anlatım.
Bir intihar sahnesi de başlıyor kitap. Nazlı henüz 7-8 yaşlarındayken yaşadığı travmanın etkisinde. Ne yaşadığını tam hatırlayamıyor ama o onun psikolojisinde öyle derin hasarlar bırakmış ki stresli zamanlarında veya hayatında ters giden bir şeyler olduğunda; kişilik bölünmeleri ve zaman kayıpları yaşıyor. Böyle bir zaman kaybı yaşadığı bir anın sonunda eşinin intihar etmiş olduğu haberiyle sarsılıyor, atak kriz geçiriyor ve ruh hastanesne yatırılıyor. Zihnindeki kayıp zaman ve farklı kişilikler yaşaması nedeniyle Bu intihar cinayet, ikileminde kendini sorgularken yaşamanın gerçekleriyle de yüzleşiyor.
Unutmanın bir psikolojik savunma mekanizması olarak; iyileşmenin ya da hayata tutunmanın da bir yolu olduğunu psikolojik derinliği ile anlatıyor kitap