Gönderi

8/10
·1088 syf.··
Beğendi
·
2026 74. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 22:40
Bu kitap hakkında konuşmam lazım… gerçekten böyle “okudum bitti” deyip geçilecek bir kitap değil bu. Çünkü benim de okurken kafamın içinde sürekli bir tartışma vardı. Öncelikle şunu söyleyeyim; Alchemised bence çoğu kişinin beklediği gibi bir kitap değil. Yani epik bir savaş, net iyi-kötü ayrımı, kahramanlık hikâyesi falan bekliyorsan… çok başka bir şey çıkıyor karşına. Bu kitap daha çok savaşın kendisinden ziyade, savaşın insanlarda açtığı yaraları anlatıyor. Ve bunu da hiç yumuşatmadan yapıyor. Helena’dan başlayayım. Çünkü en çok onunla kalıyoruz. Helena güçlü mü? Evet. Ama o alıştığımız “güçlü kadın karakter” değil. Daha kırık, daha yorgun, daha hatalı. Bazen öyle kararlar veriyor ki “neden böyle yaptın?” diye sinirleniyorsun. Sürekli kendini ateşe atması, inadı, bazı konularda gözünü kapatması… beni de yordu açıkçası. Ama sonra şunu fark ediyorsun: bu davranışlar mantıksızlıktan değil, yaşadığı travmadan geliyor. Yani karakter “hatasız” değil, tam tersine çok insan. Kaine konusuna gelirsek… açık konuşayım, çok bağ kuramadım. Karakterin derinliği var, geçmişi ağır, yaşadıkları etkileyici ama… sevilmesi zor bir karakter. Zaten bence yazar da onu “sevin” diye yazmamış. Daha çok anlamamız için yazmış. Ama bazı okurların onu bu kadar yüceltmesini anlayamıyorum. Çünkü ortada romantize edilecek bir şey yok, aksine oldukça problemli bir karakter var. Evet, Helena’ya karşı farklı ama bu onun yaptığı şeyleri yok saydırmıyor. İlişkileri için de şunu söyleyeceğim: sağlıklı mı? Kesinlikle değil. Ama bulundukları evrende gerçekçi mi? Evet, bence öyle. Bu kadar travmanın, güç dengesizliğinin ve kaybın olduğu bir yerde “ideal aşk” beklemek zaten çok mantıklı gelmiyor bana. Kitabın yapısı bence en ilginç taraflarından biri. İlk başta biraz zorlanıyor insan, kabul. Hele o ilk 200-300 sayfa… hem evreni anlamaya çalışıyorsun hem karakterleri çözmeye çalışıyorsun. Ama sonra ikinci kısım geldiğinde her şey yavaş yavaş oturmaya başlıyor. Geçmiş kısmı başta “çok uzun” gibi görünse de aslında kitabın en önemli yeri. Çünkü orası olmadan hiçbir şey tam anlamıyla oturmuyor. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim: dünya kurumu gerçekten yorucu. Fikir olarak çok iyi politik yapı, loncalar, dini sistem vs. gerçekten ilgi çekici. Ama anlatım parçalı olduğu için bazı şeyler tam oturmuyor. Okurken sık sık “ben mi anlamadım yoksa bu eksik mi?” diye düşündüğüm oldu. Özellikle terimler bir noktadan sonra biraz fazla geliyor ve akılda kalmıyor. Bir de şu fanfiction meselesi… Bunu tamamen yok sayarak okumak çok zor. Çünkü bazı şeyler o kadar tanıdık geliyor ki ister istemez zihnin bağlantı kuruyor. Eğer bu bağlantıyı koparamazsan, kitap biraz gölgede kalıyor. Ama koparabildiğin noktada gerçekten kendi ayakları üzerinde duran bir hikâyeye dönüşüyor. Duygusal olarak ise kitap kesinlikle güçlü. Ağlatmak için zorlamıyor ama içini sıkıştırıyor. Özellikle yalnızlık hissi… hem Helena’da hem Kaine’de çok net hissediliyor. O “hiçbir yere ait olmama” duygusu kitabın her yerine sinmiş. Ama final… İşte burada biraz duraksadım. Bu kadar katmanlı ve ağır ilerleyen bir hikâyenin sonu biraz daha güçlü olabilirdi. Özellikle bazı konular (Morrough gibi) daha net işlenebilirdi. Biraz aceleye gelmiş hissi var. Kötü değil ama “daha iyi olabilirdi” dedirtiyor. Genel olarak baktığımda: Bu kitap herkese göre değil. Sizi yorabilir, sinirlendirebilir, hatta bazı yerlerde sıkabilir. Ama aynı zamanda düşündüren, rahatsız eden ve bittikten sonra bile akılda kalan bir kitap. Benim için 10/10 olmadı, ama okuduğuma da pişman değilim. Hatta iyi ki okumuşum diyorum. Çünkü bazı kitaplar mükemmel oldukları için değil, hissettirdikleri için kalır. Bu da onlardan biri. Belki beklenti, belki okuma zamanı, belki de ruh hali çok etkiliyor bu kitabı. Ama ne olursa olsun, boş bir kitap kesinlikle değil. Ve en önemlisi: Bu kitabı sevmek kadar eleştirmek de çok normal. Çünkü zaten tek bir duygu bırakmıyor insanda.
AlchemisedSenLinYu · Nox Yayınları · 2026254 okunma
·
91 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.