Kocanın Güzelliği - “Gözlerimizi bileyip iyice yaklaşsak mı kocanın güzelliğine— temkinle, çünkü alev alevdi.”
Kocanın Güzelliği – Bir aşkın, arzunun ve kırılmanın tangosu.
“Gözlerimizi bileyip iyice yaklaşsak mı kocanın güzelliğine—
temkinle, çünkü alev alevdi.”
Anne Carson’ın dili sınırların ötesine taşıdığı, türler arasında gezinen sarsıcı bir metin. İlk başka "ben ne okuyorum böyle" dedim ama kısa sürede anlatımın ritmine alıştım ve kendimi dansın ritmine bıraktım..
Çünkü 29 tangodan oluşan bu “kurgusal deneme”, evliliği bir dans gibi ele alıyor: dokunuşlarla başlayan, tutkuyla hızlanan, suskunluklarla derinleşen ve sonunda geriye sadece “ses”in kaldığı bir ilişki.
Okurken iç-sesim hiç susmadı: "Hayat kesintisiz akmaz.
Zihin de, duygular da öyle.
Yaşadıklarımız pürüzsüz değildir;
anlıktır, inişli-çıkışlı, git-gellidir. Tıpkı yaşam gibi, ilişkiler gibi.." Bu yüzden okuduklarım çok sahici geldi. Kitabı romantik değil; keskin, ironik ve yer yer acı verici buldum.
Güzellik ise bir vaat değil — bir yanılsama, hatta bazen bir tuzak.
“Güzellik hakikattir” diyen dünyaya karşı, Carson sanki şunu fısıldıyor: Hakikat her zaman güzel değildir.
Dilin parçalandığı, arzunun dile geldiği, sessizliğin bile konuştuğu bir metin.
"Bazen en çok yakan şey, en güzel görünenin içinden çıkar."
Farklı bir tür okumak isteyenler için önerebilirim.