Gerçekçi aynı zamanda absürt. Hayatın içinden ama metafiziğe uzanan bir akıcı anlatım. On dokuz öykü; hep bir şeyler denenmiş ve bence başarılı da ol
unmuş. Karakterlerin özlem duyduğu (baba, oğul) hissettiği ağır özlem, ölümün acımasız yüzü çok iyi anlatılmış. Hatta bir yerinde dedim ki Gospodinov eğer böyle devam ederse ciğerimizi alıp gidecek.
Gospodinov ‘un lirik şiirsel bir üslubu var ki o duygunun okura geçmesinde ve yakın hissetmesinde büyük rol oynuyor. Öyküler kafamızda dönüp duruyor ( ki benim de en sevdiğim tarz)
Oyuna katılmayı sahne değişirken rol değiştirmeyi becerebilirsen ; bazen hikayeyi anlamak yerine hissedersen on dokuz öyküden aldığın farklı lezzetten başın dönebilir
Okunmalı
Meltem Bigeborasbooks