Puan vermedi·208 syf.··Beğendi
· Eser, sizi rüyaların gizemli koridorlarına davet eden bir "hoş geldin" mektubu gibi ilerlerken bir an da koridorlarda bizzat yürümenizi sağlayan bir şifa haritası. Rüya Şifacısı Lame, bu kitapta sadece masalsı bir karakter değil, aynı zamanda sizin en sadık rehberiniz olan iç sesinizle buluşmanız için kozmik plandan uzatılmış bir el olarak karşımıza çıkıyor. Eğer bu satırlar elinizdeyse, rüya sizi seçmiş demektir ve artık pasif bir rüya görücü değil, kendi hayatının simyasını rüyalarla dönüştüren aktif bir "rüya kâşifi" olma vaktiniz gelmiştir.
Eser ilerledikçe, Mehtap'ın kendi öz benliğine açılan kadim kapısından geçişine, Zeydan'ın geçmişin çürümüş iskelelerini geride bırakarak öz potansiyeline yürüyüşüne ve Ediz Gül’ün ayrılık sancısını bir özgürleşme simyasına dönüştürmesine tanıklık ediyoruz. Her bir rüya, numerolojik açılımlar, numerolojik enerji kapıları (2, 22 veya 7 gibi) ve sembolik anlamlarla ilmek ilmek işlenmiş. Kitap, okuyucuyu sadece bir hikâye anlatıcılığıyla baş başa bırakmıyor, her bölümün sonunda sunduğu “Şifa Ritüelleri” ve “Lame’nin Hediyesi bölümleriyle, rüyanın enerjisini fiziksel dünyada nasıl mühürleyeceğinizi samimi ve pratik bir dille öğretiyor.
Son olarak, Hafize’nin rüyasıyla bireysel şifadan kolektif uyanışın o görkemli alanına geçiyoruz; turkuaz kuşun bilgeliği ve etten duvarın güveniyle "ilelebet payidar" olmanın huzurunu hissediyoruz. Kitap, Zehra’nın kolundaki dövmenin (başkasının yükünün) bir niyetle silinmesi gibi, sizin de ruhunuza kazınmış ama size ait olmayan ne varsa onları sevgiyle bırakmanıza rehberlik ediyor. Bu eser, bir son değil, kolektif hafızada ışık bırakmaya niyetli, zamansız bir zamanın fısıltısıyla başlayan ve her okuyucunun kendi ışığında yeniden doğacağı bir serinin ilk nefesi.