·224 syf.····Okunma: 26 Ocak 2026 14:30 Toni Morrison'a Nobel kazandıran eserlerinden olan En Mavi Göz, yazarın ilk romanıdır. Eserde Pecola Breedlove'ın başında geçen trajedileri Claudia MacTeer’in ağzından dinleriz. Pecola, babasının evlerini yakmasından sonra fakir ama gönlü geniş MacTeer’ların yanında yaşamaya başlar.
Pecola siyahlar içinde bile çirkin olarak damgalanmış bir kızdır, bu yüzden en büyük hayali mavi gözlerinin olmasıdır; çünkü beyaz ten, sarı saç ve mavi göz beyaz güzellik ideali olarak bilinç altına işlenmiştir. O zaman güzel olacağını ve insanların kendine daha iyi davranacaklarını düşünür, aslında bu isteğinin altında sevilme arzusu vardır. Onu çirkin bulup sevmeyenlerin başında annesi Pauline Breedlove gelir.
Pauline beyazların evinde hizmetçilik yapan sert, otoriter ve sevgisiz biridir. Çocuklar bir gün çalıştığı eve giderler ve evin küçük beyaz kızı ona "Polly" diye hitap eder, o da kendi çocuğundan esirgediği sevgi ve şefkatle kıza cevap verir. Kitabın beni etkileyen kısımlarından biriydi. Beyazların yanında siyah dünyada kim olduğunuzun hiçbir önemi yok, orada sadece Polly'siniz.
Okuması ve sindirmesi zor, sarsıcı, üzücü bir kitaptı ama yazar da tam olarak bunu amaçlamış zaten, hiçbir şeyden çekinmemiş ve okuyanı gerçekten rahatsız etmek istemiş, bunda da oldukça başarılı olmuş.