Puan vermedi·192 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Mayıs 2026 22:04 Zülfü Livaneli, bu eserinde “beklemeyi” sadece bir zaman dilimi olarak değil, insanın ruhunu kemiren bir belirsizlik hali olarak işler.
Beklemek, beklenen şeyin gelip gelmeyeceği bilinmediğinde bir yük haline gelir. Kitapta bu durum, karakterlerin iç dünyasında zaman zaman görülür.
Belirsizlik, insanı aynı anda hem en büyük umutlara hem de en derin korkulara sürükler.
Kitap, bazen kendi hayatımızda da içinden çıkamadığımız o yoğun 'araf' dönemlerini adeta kelimelere döküyor; ne tam anlamıyla vazgeçebildiğimiz ne de sonuca ulaşabildiğimiz o hissi tüm çıplaklığıyla yüzümüze vuruyor.
Özetle;sonu belli olmayan bir bekleyişin insanı nasıl dönüştürdüğünü ve belirsizliğin, gerçekleşen bir kötü haberden bile daha ağır olabileceğini anlatıyor.