Okumakta bu kadar geç kaldığım için bir yandan hayıflandığım, diğer yandan da yaşımın getirdiği bu kafaya ulaşamasaydım asla takdir edemeyeceğime ikna olduğum bir baş yapıt Gölgesizler.
Bilge Karasu'nun Gece romanında bir anda ortaya atıverdiği gerçek yazar, Hasan Ali Toptaş'ın romanında Latife Tekin'in Sevgili Arsız Ölüm'de kurduğu çamaşır makinesi içinde bir o yana, bir bu yana savrulup duruyor. Üstkurmaca öğelerin büyülü gerçekçilik atmosferi içinde işlerlik kazandığı bu usta işi esere hakkını tam manasıyla verebilmek onu bir kez daha okumak, hatta üzerine ciddi bir yazı yazmakla mümkün olabilirmiş gibi görünüyor.
Ben de böylelikle bu yazının sözünü buradan vermiş oluyorum.