“Öncelikle şunu söyleyeyim: Bu kitapla ilgili detaylı yorumlardan kaçınmak en iyisi… ben de o yüzden detaya girmeden, sadece bende bıraktığı hissi paylaşacağım.”
Alex Schulman; üç ana karakter etrafinda bir travma döngüsünü çocukluğun, gençliğin ve yaşlılığın bir harmonisi ile bize sunmuş. ilk bakışta yalnızca bir yolculuğun hikayesi zannedebilirsiniz ama Malma İstasyonu'na giden tren nesilleri ve nesillerce aktarılan travmaları taşıyor.
”Okurken fark etmediğin şeyleri, kitap bittikten sonra düşünmeye başlıyorsun.”
Bu kitap benim içimde tam olarak öyle bir yere yerleşti.Okurken sürekli bir şey eksikmiş gibi hissettim.
Ama bu eksiklik rahatsız eden bir boşluk değildi sadece,tanıdık bir histi.
Sanki bir yerlerden hatırlıyorsun…
Ama nereden olduğunu çıkaramıyorsun.
En çok da şu duygu kaldı bende:
İnsan bazen sevilmemekten değil,
görülmemekten yoruluyor.Kitap boyunca söylenmeyen şeyler,
söylenenlerden daha ağır geldi bana.
Romanın parçalı zaman kurgusu, hafızanın dogrusal değil duygusal çalıştığını gösterirken; istasyon metaforu bir eşik hâline geliyor ..
“2026’da okuduklarım arasında açık ara en çok etkilendiğim kitap.”
“ Eğer sizi içine alan, bittikten sonra da aklınızdan çıkmayan bir şey okumak isterseniz ,bence bir bakın derim.” Malma İstasyonuAlex Schulman