Puan vermedi·392 syf.····Okunma: 06 Mayıs 2026 00:50 Ünlü Troya Savaşı, İlyada Destanı.
Tanrıların tanrısı, herkesin korktuğu ve çekindiği ve asla emirlerine karşı gelmediği, biz zavallı aşağılık insanlara yer yer saçma sapan oyunlar yapan, bir o tarafa bir bu tarafa dönen (bence biraz dönek ve dengesiz olan) , herkesi ben yarattım bana tapın edalarında kibirli yüce ZEUS.
Onun karısı olan, lakabının Sinsirella olması gerektiği kanaatine vardığım, durmadan Zeus'u insanlara karşı gaza getiren insan düşmanı , oyunbaz tanrıça HERA.
Savaşmayı ve kılıktan kılığa girip insanları Zeus'un emirlerine göre yönlendirmeyi pek seven emirkulu tanrıça ATHENA.
Benim "adamın dibi" dediğim insan dostu ve biraz daha adil diyebileceğim,ama tabi Zeus'tan herkes gibi korkan, bilge APOLLON.
Ve daha pek çok irili ufaklı Tanrılar..
Troyalılar, Trakyalılar Likyalılar tarafında (yani bizim topraklar) ve kahramanımız Hektor. Diğer yanda Akhalar (Yunanlar) , Argoslular ve kahramanları kral Agamemnon ve annesi olan tabiri caizse ağlak(bana göre ) tanrıça Thetis, babası insan olan egosu arşta , gaddar Achillious.
390 sayfanın her sayfasında Latince kişi isimleri, sülale çetelesini, kim kimden doğmuş kimden olmuş, çeyizinde ne varmışına kadar anlatıp diğer sayfada onun mızrakla çenesini kopartan, veya bağırsaklarını döküp hikayeden çıkartan, "madem ömrü tek sayfalıktı, neden neden neden bunca ayrıntı" dedirten yüzlerce karakter...bu arada hepsinin de gerçek karakter olduğu varsayılıyor, çünkü bu yaşanmış bir savaşın hikayesi, bir destan, bilirsiniz. Ama bu isimler, ve ayrıntılı karakter tahlilleri zihnimi oldukça yordu okurken.
Olayları okudukça insanlar eskiden ne kadar vahşi ve gaddarmış diye düşündüm sürekli. Sürekli tanrılara bir hayvan kurban kesme durumu var, her yerde sürekli kan, çok öfkelilerse çocuk kurban etme bile var. Kötü bir devirde olduğumuzu düşünüyoruz ama bir an "yani eskiye göre sanki biraz gelişme var ya" diye düşünmedim değil.
Anunnaki meselelerini biliyorsanız, aslında fazlaca bağdaştırdım. Tanrıların özel araçlarıyla gökyüzüne çıkması, veya bulutların içinden inip insanlara yol göstermesi vb.. zaten ister Yunan, ister Mısır veya Asya mitolojisi olsun tüm tanrıların birbirlerinin isim olarak evrilmiş veya kültüre göre farklı isimlendirilmiş benzer veya aynı Tanrı figürü/figürleri olduğunu düşünüyorum. Neyse o başka bir konuydu.
Homeros'un anlatımı olan orijinal destanı okumadım. Fakat bu kitapta yazar Robert Krugmann bence anlatım olarak işi kolaylaştırmış ve herkesin okuyabileceği seviyeye indirgerken, aynı zamanda o destan anlatım biçimini de korumuş. Orijinalini okuyor gibi hissettim dil olarak.
Tabi tüm badirelere rağmen okuduğuma pişman değilim. Uzun zamandır okumak istiyordum. Zaten halihazırda bu mevzulara oldukça ilgili olduğum için bilgilendikçe ayrı bir haz da aldım. Şahsi düşüncem, herkesin az çok mitoloji hakkında objektif olmak kaydıyla bilgisi olması gerektiğini düşünüyorum. Devamı olan Odyssesus'u da okuyacağım, ama şimdi önce başka bir kitapla zihin dinlencesi.