Meyhane’yi okuduğumda gerçekten etkilenmiştim. O yüzden Nana’ya başlarken baya hevesliydim, “bu daha da iyi olacak” diye düşündüm, hatta biraz da borçlu gibiydi bana.
Ama yok… daha başlarda koptum ben. Aşırı kalabalık. Sürekli yeni birileri giriyor, kim kimdi, neydi derken hikâyeye tutunamadım bile. Sanki bir odaya giriyorum, herkes birbirini tanıyor ama ben kimseyi tanımıyorum gibi. Bir süre sonra da insanın takip edesı gelmiyor zaten..Zola kötü yazmış diyemem ama bu kitapta sanki hikâye dağılmış. Nana’yı anlamaya çalışıyorum ama etrafındaki insanlar o kadar fazla ki kadının kendisine odaklanamıyorum bile.