Karanlık ve aydınlık
9/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 01:46
Her zaman olduğu gibi öncelikle kitabı özetleyip sonra da kendi düşüncelerimi aktarmak istiyorum. Otomatik Portakal adlı kitap 1.bölümde Alex adında 15 yaşında bir genç ve onun çetesi ile yaptığı kötülükleri anlatmaktadır. Alex ve çetesi yaşlı veya genç farketmeksizin masum insanları döver,hırsızlık yapar,kadınlara tecavüz eder vs. Bunun gibi bir ton kötülük yaparlar ve bunları yaparlarken zevk alırlar,yaptıktan sonra ise herhangi bir pişmanlık duymazlar. Bir süre sonra Alex ve çetesi arasında anlaşmazlıklar olur ve bir soygun sırasında Alex'e ihanet ederler.Alex bu soygunda yaşlı bir kadını istemeden de olsa öldürmüş olur ama kadın saldırı anından önce polisi aradığı için çete kaçar ve Alex yakalanır. Alex yakalandıktan sonra kitabın 2.bölümüne geçmiş oluyoruz. Alex daha önce de benzer suçlara karıştığı için zaten polis gözetimindeydi ve topluma kazandırılmaya çalışılıyordu ama bu son cinayetten sonra hapise girdi. Alex hapiste geçirdiği sürede de bir kişiyi öldürdü ve hapishane yönetimi suçluları topluma kazandırmanın onları nezarette tutmak gibi sıradan yöntemler ile başarısız olacağını düşündüğünden "Ludovico" adlı yeni bir yöntemi denemek istediler ve ilk denek Alex oldu. Ludovico deneyinde deneğe önce bir iğne yapılır ve bu iğne deneğin işlem sırasında ağrı,sancı,sızı gibi şeyleri hissetmesini sağlar ve ardından denek bir koltuğa oturtulur. Deneğin kıpırdamadan durabilmesi için başı,gövdesi,kolları,bacakları her yeri bağlanır ve gözlerine ise kıskaç takılır çünkü denek izlediği şeyden gözünü kaçıramasın ve kapatamasın diyedir. Her şey tamamlandıktan sonra ise deneğe şiddet,cinayet,tecavüz ve birçok kanlı sahneler gösterirler ve bunları gösterirken arkadan da Alex'in hayranı olduğu Beethoven'dan şarkılar eklerler. Denek bunların hepsini bitene kadar izlemek zorundadır. Alex kendisi için sıradan ve bunları yaparken keyif aldığı görüntüleri izlerken vücudunun her yerinde ağrı,sızı hisseder,midesi bulanır,ağzı kurur,gözleri sulanır ve kendini yavaş yavaş çok kötü hissetmeye başlar ve bunlar olurken de Alex'in verdiği tepkileri de doktorlar ölçmektedir. Ludovico tedavisi iyi ilerlemektedir ve tedavi sonlarına doğru Alex'e artık iğne yapmazlar ama Alex yine de o görüntüleri izlerken ağrı,sızı vs. hisseder. Ludovico deneyi bittikten sonra artık Alex aklına ne zaman bir kötülük getirse ağrıları olur,midesi bulanır,kendini bitkin hisseder,hayranı olduğu Beethoven'ı dinlerken bile bunları hissetmektedir ama aklına iyi,güzel şeyler getirdiğinde ise ağrıları,mide bulantısı vs. geçmektedir. Bu deneyin amacı Alex ve Alex gibi suçlulara kötülüğü seçme imkanı tanımamaktır.Yani Alex iyi bir insan olmak ve iyi şeyler düşünmek zorundadır ama bu durumda ise etik olmayan problemler işin içine girer çünkü Alex iyi bir insan olmuyor,olmaya mecbur bırakılıyordur. İyilik kişinin içinden gelir. Kişi iyiliği seçebilmelidir. Kişiye seçme hakkı tanınmazsa,o kişiliğini yitirir. Kitabın 3.bölümünde ise Alex artık kötülük yapamadığı için hapisten serbest bırakılır ve evine döner ama ailesi ile sorun yaşayıp evi terk eder. Alex evi terk edince dışarıda sorunlar yaşar çünkü deneyden sonra artık şiddete başvuramıyor,kendini koruyamıyordur. Alex mecburen daha önce evini bastığı,kendisini dövdüğü ve karısına tecavüz ettiği yazar olan F.Alexander'ın evine sığınır ve yazar onu içeri alır çünkü Alex tüm bu iğrençlikleri yaparken yüzünde maske olduğundan dolayı yazar onu tanımaz. Alex'in karnını doyurur,barınmasını sağlar ama bunların karşılığında Alex'i iktidara gelmek için kullanır. Çünkü hükümet Ludovico deneyinin çok başarılı olduğunu iddia etmektedir ama F.Alexander ve diğer insanlar da bu deneyi istememekte,insanlara iyilik ve kötülük arasında seçim şansı tanımadığı için özgürlüğü kısıtlıyor demektedir. Alex tüm bu karışıklıklardan sonra intihara kalkışır ama ölmez ve sonrasında fark eder ki Ludovico deneyinin etkisi geçmiş ve artık tekrardan kötülük yapabilmektedir. Alex yaşananlardan sonra ise yeni bir çete kurar ve yine dışarıda kötülükler yaparlar ama eskisi gibi bundan keyif almaz,para harcarken daha tutumlu olur vs çünkü Alex hapishaneye girerken 15 yaşındaydı çıktıktan sonra ise 18 yaşına dayanmıştı yani bir nebze olgunlaşmıştı. Alex dışarıda gezerken bir kafeye girer ve orada eski çetesinden Pete ile karşılaşır. Pete evlenmiş hayatını düzene dokmuştur ve Alex Pete'e imrenir o da Pete gibi bir kız bulup evlenmek ister,bir şeyleri değiştirmek ister ve kitap böylece biter ama Alex evlenip yuva kurduktan sonra melek olacak diye bir şey yok. Alex tüm bu kötülükleri bir oyun olarak görüyordu ve sadece bu oynadığı oyundan sıkıldı. İlerideki yaşamında farklı türden kötülükler yapması olasıdır. Alex gibileri topluma kazandırdık diyip dışarı salmak akıl karı bir davranış değildir. Alex'in daha ağır cezalar alması gerekirken kitabın sonunda özgürce her istediğini yapabilecek konumdadır ve bu hoşuma gitmedi. Şimdi de kendi düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Otomatik Portakal'ın iyilik ve kötülük arasında geçen diyaloglarını,felsefesini sevdim. Alex ve onu topluma geri kazandırmak isteyen polis Deltoid arasında geçen diyalogda Alex Deltoid'in düşüncelerini,sorularını gülünç bulmaktadır çünkü Deltoid hep kötülük nedir? ve neden suç işlenir? tarzındaki soruların yanıtını arar ama iyilik nedir?ve neden iyi olunur? sorularını araştırmaz. Alex'e göre iyiler neden iyiyse kötüler de o nedenden dolayı kötüdür. Alex kötülüğü benimsemiş, kötülükten büyük bir zevk duyan ve yaptığı kötülüklerden en ufak bir pişmanlık duymayan bir karakterdir çünkü Alex yaptıklarının yanlış olduğunu düşünmüyor ve sevdiği şeyi yapıyordur. Bizlere doğru gelmeyenler onun doğrularıdır. Özellikle iyilik ve kötülük hakkında başka bir düşünce çok dikkatimi çekti: "Tanrı'nın istediği iyilik mi yoksa iyiliği seçebilme şansına sahip olabilmek mi? Kötülüğü seçen biri gerçekte iyiliğe zorlanan birinden daha mı geçerli Tanrının gözünde?" Burada sorgulanan şey Tanrı bizden iyi olmamızı mı istiyor yoksa kötülük yapma şansına sahipken iyiliği seçmemizi mi bence iyi olmaktan ziyade daha önemli olan kötülük yapma fırsatı varken yine de iyiliği seçebilmektir çünkü her ne kadar iyi biri de olsan iradene hakim olamayıp kötü yola sapabiliyorsun. Ve bir diğer düşünce olarak kendi seçimin olan kötülük zorla yaptığın iyilikten daha anlamlıdır bence çünkü iyiliği kendi rızanla yapmıyorsan çokda bir özelliği kalmıyor,iyilik kişinin kalbinden gelmelidir tıpkı kötülüğün geldiği gibi. Otomatik Portakal'da tüm bunları okuyunca şunu net bir şekilde anladım ki kötülüğü seçmiş,benimsemiş insanları değiştiremezsin. Suçlulara hapis gibi sıradan cezaları vererek suçtan,kötülükten vazgeçiremezsin. Hapisten çıkan büyük bir çoğunluk aynı suçları işlemeye devam edecektir o yüzden ben Ludovico tekniğinin faydalı bir teknik olduğunu savunuyorum çünkü Alex ve onun gibi diğer suçlulara en ufak bir merhamet gösterilmemeli,seçim hakkı verilmemelidir. Bu suç makinalarına karşı en katı, en caydırıcı şekilde davranılmalıdır. Ludovico yöntemi düşüncede çok işe yarar bir yöntem olsa da bu yöntemi Toplumun iyiliği için değil de kötülüğü için kullanmak isteyen çok kişi olacaktır bu yüzden son derece denetimli bir şekilde kullanılmalıdır. Dünyada adaletin, eşitliğin, özgürlüğün olduğu, kötülüğün ve suçun en aza indiği,insanların diğer insanlara,hayvanlara ve doğaya karşı saygılı ve sevecen olmasını diliyorum. Keyifli okumalar.
1000Kitap
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113bin okunma
·
36 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.