Bazen kalbin ne istediğini anlamak için tek bir an yeter…
Öpüşünde Saklı bu kez Bridgerton ailesinin en neşeli ama bir o kadar da duygularını hafife alan karakterlerinden Hyacinth’in hikâyesini anlatıyor.
Hyacinth’in keskin zekâsı ve cesur tavırları, Gareth ile karşılaştığında bambaşka bir uyum yakalıyor. Aralarındaki diyaloglar hem eğlenceli hem de derindi. İlk başta bir oyun gibi başlayan yakınlık, zamanla yerini gerçek ve güçlü bir bağa bırakdı.
Bu kitapta en çok hoşuma giden şey, aşkın sadece duygudan ibaret olmamasıydı. Aynı zamanda anlayış, uyum ve birlikte büyüyebilmek… Hyacinth’in enerjisiyle Gareth’ın daha kapalı dünyasının birleşmesi, hikâyeyi daha da anlamlı kılıyor.
Yazarın dili yine akıcı ve sade. Ama bu kitapta biraz daha hareket, biraz daha merak var. Sadece bir aşk hikâyesi değil; geçmişin izleri, sırlar ve keşifler de hikâyeye eşlik ediyor.
Bazen bir öpüş, kalbin bütün cevaplarını saklar.
Serinin en eğlenceli ama aynı zamanda en anlamlı hikâyelerinden biriydi diyebilirim.
Keyifli okumalar dilerim