9/10
·224 syf.··
2026 31. kitabı
Bazı insanlar sevilmeden büyür… ve sonra hayatları boyunca o eksikliğin izini taşır. Serap da tam olarak böyle bir kadın. Çocukluğundan itibaren sevginin sıcaklığını hissedememiş, görünmez olmayı kendine bir savunma yapmış. Otoriter bir baba figürünün gölgesinde büyürken, kendi sesini hep bastırmış. Yetişkinliğinde ise değişen pek bir şey olmamış; evliliğinde bile kendine ait bir yer bulamayan, içten içe yalnız bir kadın olarak kalmış. Ta ki Serdar’la yolları kesişene kadar… Serdar da en az Serap kadar kırık. Geçmişinin yükünü taşıyan, kendi karanlığında kaybolmuş bir adam. Onları bir araya getiren şey sadece bir karşılaşma değil; içlerindeki o tamamlanmamışlık hissi. İki eksik insanın birbirine tutunma çabası başta bir umut gibi görünse de zamanla şu soruyu bırakıyor zihninize: Sevgi gerçekten iyileştirir mi, yoksa sadece yaraları daha görünür mü kılar? Çünkü bazen birine yakınlaşmak, iyileşmek değil… birbirinin yarasına dokunmaktır. Suat Köroğlu bu hikâyede sevgi, bağlılık ve travmalar arasındaki o ince çizgiyi öyle güzel hissettiriyor ki; okurken sadece bir ilişkiyi değil, insanın kendi iç boşluğunu da sorguluyorsunuz. Kısacası bu kitap; iki yaralı ruhun birbirinde şifa ararken aslında birbirlerini nasıl tüketebileceğini anlatıyor. Okurken bazen durup düşünüyorsunuz… bazen de sadece hissediyorsunuz. Peki sizce… İki eksik insan birbirini tamamlayabilir mi, yoksa daha da mı eksiltir?
SerapSuat Koroğlu · Feniks Kitap · 202626 okunma
·
50 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.