Gönderi

10/10
·272 syf.··
2026 60. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 00:00
Mitolojide “suçlu kadın” olarak anlatılan bir karakter kendi hikâyesini anlatsa ne olurdu? Phaedra Girit prensesi Phaedra, politik bir evlilikle Theseus’un yanına gönderilir ve Atina’da sesi bastırılmış bir hayata sıkışır. Kırılma noktası ise üvey oğlu Hippolytus ile yaşanan o travmatik olay… Ama bu kez hikâye farklı: Phaedra susmaz. Ve roman tam burada şu soruyu ortaya atar: Gerçek nedir ve kimin gerçeği kabul edilir? Kitap, olayları tek bir açıdan anlatmak yerine farklı bakış açılarıyla ilerliyor. “Erdemli” görünen Hippolytus, gücün temsilcisi Theseus ve sesi bastırılmaya çalışılan bir kadın… Okur olarak net bir doğruya değil, sorgulamaya yönlendiriliyorsun. En çarpıcı detaylardan biri de kadınlar korosu. Atina’daki kadınların kolektif sesi olarak hikâyeye eşlik ediyor ve şunu hatırlatıyor: Kadınların gerçeği çoğu zaman duyulmaz, ama yok da olmaz. Temada; patriyarka, adalet, güç dengesi ve gerçeklik algısı var. Phaedra’nın pasiflikten kendi sesini bulan bir karaktere dönüşmesi ise hikâyeyi çok daha güçlü kılıyor. Benim için bu kitap, bir mitoloji uyarlamasından çok “susturulmuş bir hikâyenin geri alınışı” oldu. Sence bir hikâyede gerçeği belirleyen şey ne: yaşananlar mı, yoksa anlatan kişi mi?
1000Kitap
PhaedraLaura Shepperson · Eksik Parça Yayınları · 202617 okunma
·
25 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.