Puan vermedi·448 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Mayıs 2026 18:05 DEB (Dikkat eksikliği bozukluğu)'in bir öğrenme yetersizliği, disleksi veya zekâ düşüklüğüyle bağlantısı yok. Aslında DEB'e sahip çoğu insan oldukça akıllı ancak akıllılık kafalarının içerisinde karmakarışık bir hâlde. Düz bir çizgide ilerleyebilmek için karmaşıklığı çözmek, onların devamlı olarak uygulayabileceklerinden daha fazla sabır ve azim gerektiriyor.
Kitapta DEB'in etiyolojisinin her şeyden önce genetik olduğunu ileri sürülüyor. Çevresel faktörlerin bunu daha kötü hâle getirebileceğini ancak bu sendroma sebep olmayacağını açıklanıyor.
DEB'in teşhis edilip tedavi edilmesinin bir hayatı çarpıcı biçimde daha iyiye gidecek şekilde değiştirebileceğini, tedavi edilmemesi durumunda ise zarar verici olabileceğini belirtiliyor.
Kitapta hastalara dair (yetişkinlerin ve çocuklar) örnek vakalar ile sendromun belirtileri ve bu durumla nasıl baş edileceği veya bu şekilde nasıl yaşanabileceği açıklanıyor. Ayrıca bazı ilaçlara, onların içeriğine ve tedavi yollarına yer veriliyor.
DEB olan biri olarak kitabı okumaya gayret etmek biraz ironik. Ama şunu söyleyebilirim ki her iki yazar da DEB'e sahip:)