"Bazı insanların kıyısı yoktur; onlara ne yanaşabilirsin ne de onlardan uzaklaşabilirsin."
Kahraman Tazeoğlu bu eserinde, okuru derin bir içsel yolculuğuna çıkarıyor. Kıyısızlar, sadece bir aşkın bitişini değil, insanın kendi içindeki o bitmek bilmeyen "arama" halini anlatıyor. Kitabı okurken, kendinizi bazen fırtınanın ortasında kalmış bir sandal, bazen de ışığı sönmüş bir fener gibi hissediyorsunuz.
İnceleme Notları:• Arafta Kalma Hali: Kitabın ana teması olan "kıyısızlık", birine tutunmaya çalışırken aslında kendi benliğinden uzaklaşan insanların dramıdır. Tazeoğlu, "ne gidebilen ne de kalabilen" o sancılı ruh halini muazzam bir dille tasvir ediyor.
• Melankolik Üslup: Yazarın şiirsel dili bu kitapta zirveye ulaşıyor. Her bölüm, bir sonbahar akşamı yağan yağmurun cama vuruşu gibi ritmik ve hüzünlü.
• Kayıp Şehirler, Kayıp İnsanlar: Hikayede geçen mekanlar aslında karakterlerin ruh halinin birer yansıması. Yıkık dökük iskeleler, kimsesiz sokaklar ve cevapsız kalan sorular...
"Biz seninle bir denizin iki ayrı kıyısı bile olamadık. Biz, aynı denizin içinde birbirini bulamayan iki damlaydık sadece."Sonuç:
Kıyısızlar, bittiğinde size bir cevap vermiyor; aksine daha önce kendinize sormaya korktuğunuz soruları sorduruyor. Eğer siz de kendinizi hiçbir yere ait hissetmediğiniz bir dönemden geçiyorsanız, Tazeoğlu’nun bu cümleleri size "yalnız değilsin" diye fısıldayacak.
kadir denizKahraman TazeoğluKıyısızlar