Bu kasabaya Eberhart ailesinin taşınmasıyla olaylar başlıyor.
sevgili Joanna kasabadaki kadınların sürekli temizlik yaptığını, evlerini bir oyuncak evi düzeninde nizama koyup düzenlediklerini farkediyor. Tabakların desen yönleri, fincanların aynı tarafa bakacak şekilde asılması, yerlerin bal sürülmüş gibi parlaması; Joanna onlara bakınca ev işleriyle kafayı bozduklarını düşünüyor.
Evi için markette alışveriş yaparken kadınların sepetlerini dahi nizami dizmesi onu çileden çıkarıyor, çözemediği bir şeyler olduğunu düşünüyor.
Arkadaş olacağı Bobbie ile tanışmasıyla birlikte kasabada yolunda gitmeyen ve onları şüpheye düşüren bir şeyler olduğu fikrini benimsiyorlar.
Aynı durumu yaşayacaklar mı korkusu sarmışken Bobbie'de değişen bir şeyler olduğu hissine yapılıyor Joanna.
Stepford Kadınları, beynimde temizlik ve düzenin yeni anlamı diyebilirim bu kitap için. Okurken o sonu beklemiyordum çünkü yazar alışılmışın dışında noktalamıştı. Bir filmin en heyecanlı anında elektriklerin gitmesi hissiyatını verdi bana. Ama üzerine düşününce daha sonrasında o istediğim sonu en başından ince ince dokuyup işlediğini farkettim.
Böyle düşününce de harika kitaplardan biri oldu benim için.
Stepford KadınlarıNurIra Levin