“Dualarımı – bütün bu yıllar
boyunca O’nun dualarımı duymadığını düşünmüştüm, ama meğerse O beni hep
dinliyormuş, sadece O’nun iradesinin gerçekleşmesi için, O’nun zamanlamasını
beklemek gerekiyormuş.”
Hayır, Portia'nın "bakılmak" derken bahsettiği şey para
değildi. Portia kendine bir köle arıyordu.
Penelope iç geçirdi. Bunu sadece zihninden geçirmiş olsa
da annesine çok yükleniyordu. Annesi onu severdi. Annesinin
onu sevdiğini biliyordu. Ve o da annesini seviyordu.
Ama bazen annesinden hiç hoşlanmıyordu.
Babası Kont annesi hizmetçi olan ve onların yasak aşkları
sebebiyle dünyaya gelen Sophie'nin hikayesi anlatılıyor Bridgerton Serisi'nin 3. kitabında
Annesi onu doğurduktan birkaç yıl sonra vefat ediyor ve
büyükannesi babasının evine bırakıyor Sevgili Sophie'yi.
Babasının daha sonra evlendiği eşi Araminta ve 2 kızı ile
bir likte mutlu olacağını düşünüyor ancak Araminta'nın
ne kadar cadı biri olduğunu daha sonrasında anlıyor.
Leydi Bridgerton'ın vereceği maskeli baloya gizlice katılmasıyla hayatı değişmeye başlıyor.
Orada Benedict ile tanışıyor ve Benedict görmediği o kadına aşık oluyor. Ancak Sophie bir külkedisi edasında saat gece yarısına geldiğinde Sophie aniden gidiyor bir daha görüşmenin imkansız olduğu aşkından.
Aradan geçen 2 yıldan sonra kötü bir olay üzerinden yeniden karşılaşıyorlar ancak Benedict Sophie'yi tanımıyor.
Ve Benedict Bridgerton baloda tanıştığı hanımefendi ile yeni tanıştığı hizmetçi kız arasında ne seçim yapacağı konusunda öylece kalıyor. Gerisi okumak isteyenleri kitapta bekliyor.
Kitabı okurken o kız çocuğuna yapılan haksızlık karşısında çok fazla sinir oldum. Babası ünvanından dolayı soylu ilan edilir ken ve annesi çoktan dünyadan gitmişken Sophie'ye yaptıklarından dolayı zaman zaman Araminta'ya en içten dileklerimi ilettim :))
Onun dışında çok beğendimm.
Son Söz AşkınJulia QuinnNur