Babası Kont annesi hizmetçi olan ve onların yasak aşkları
sebebiyle dünyaya gelen Sophie'nin hikayesi anlatılıyor Bridgerton Serisi'nin 3. kitabında
Annesi onu doğurduktan birkaç yıl sonra vefat ediyor ve
büyükannesi babasının evine bırakıyor Sevgili Sophie'yi.
Babasının daha sonra evlendiği eşi Araminta ve 2 kızı ile
bir likte mutlu olacağını düşünüyor ancak Araminta'nın
ne kadar cadı biri olduğunu daha sonrasında anlıyor.
Leydi Bridgerton'ın vereceği maskeli baloya gizlice katılmasıyla hayatı değişmeye başlıyor.
Orada Benedict ile tanışıyor ve Benedict görmediği o kadına aşık oluyor. Ancak Sophie bir külkedisi edasında saat gece yarısına geldiğinde Sophie aniden gidiyor bir daha görüşmenin imkansız olduğu aşkından.
Aradan geçen 2 yıldan sonra kötü bir olay üzerinden yeniden karşılaşıyorlar ancak Benedict Sophie'yi tanımıyor.
Ve Benedict Bridgerton baloda tanıştığı hanımefendi ile yeni tanıştığı hizmetçi kız arasında ne seçim yapacağı konusunda öylece kalıyor. Gerisi okumak isteyenleri kitapta bekliyor.
Kitabı okurken o kız çocuğuna yapılan haksızlık karşısında çok fazla sinir oldum. Babası ünvanından dolayı soylu ilan edilir ken ve annesi çoktan dünyadan gitmişken Sophie'ye yaptıklarından dolayı zaman zaman Araminta'ya en içten dileklerimi ilettim :))
Onun dışında çok beğendimm.
Son Söz AşkınJulia QuinnNur
Bu kasabaya Eberhart ailesinin taşınmasıyla olaylar başlıyor.
sevgili Joanna kasabadaki kadınların sürekli temizlik yaptığını, evlerini bir oyuncak evi düzeninde nizama koyup düzenlediklerini farkediyor. Tabakların desen yönleri, fincanların aynı tarafa bakacak şekilde asılması, yerlerin bal sürülmüş gibi parlaması; Joanna onlara bakınca ev işleriyle kafayı bozduklarını düşünüyor.
Evi için markette alışveriş yaparken kadınların sepetlerini dahi nizami dizmesi onu çileden çıkarıyor, çözemediği bir şeyler olduğunu düşünüyor.
Arkadaş olacağı Bobbie ile tanışmasıyla birlikte kasabada yolunda gitmeyen ve onları şüpheye düşüren bir şeyler olduğu fikrini benimsiyorlar.
Aynı durumu yaşayacaklar mı korkusu sarmışken Bobbie'de değişen bir şeyler olduğu hissine yapılıyor Joanna.
Stepford Kadınları, beynimde temizlik ve düzenin yeni anlamı diyebilirim bu kitap için. Okurken o sonu beklemiyordum çünkü yazar alışılmışın dışında noktalamıştı. Bir filmin en heyecanlı anında elektriklerin gitmesi hissiyatını verdi bana. Ama üzerine düşününce daha sonrasında o istediğim sonu en başından ince ince dokuyup işlediğini farkettim.
Böyle düşününce de harika kitaplardan biri oldu benim için.
Stepford KadınlarıNurIra Levin
Roman sanıp okumaya başladığım Venedik Taciri isimli kitapta yazar Venedik Dönemi'ni tüccarlar üzerinden tiyatro eseri şeklinde işliyor.
Tüccar Antonio en yakın arkadaşı Bassanio'nun Portia ile evlenebilmesi için Yahudi Tüccar Shylock'tan borç para ister ticaret gemileri geldiğinde geri ödemek şartıyla. Ancak Shylock Hristiyan halkının ona yaptığı zorbalama, aşağılamalardan ötürü intikam almak ister. Borç senedine borcu zamanında ödemediği takdirde Antonio'nun kalbine yakın bir yerinden yarım kilo et kesip alacağını söyler. Antonio ise gelecek olan ticaret gemilerine güvenerek kabul eder. Ödeme günü yaklaştıkça bir bozulup bir açılan hava Shylock'u umutlandırmakta, intikam hırsını körüklemektedir. Bir habercinin gemiler battı Antonio borcunu ödeyemeyecek demesi üzerine ödeme günü gelir gelmez mahkemeye koşuyor.
Sevgili Antonio ölecek olmanın üzüntüsünü yaşamak yerine arkadaşına yardım etmiş olarak öleceği için seviniyor. Ancak ne Bassanio ne de eşi Portia onu ölüme terketmiyor.
Dostluk, aşk ve hırsı çok güzel bir şekilde işlemiş Sevgili Shakespeare. Söylentilere göre Shakespeare de bu oyunu bir borcunu ödemek için yazmıştır deniliyor.
Her ne amaçla olursa olsun 1600'lü yıllarda bu kadar başarılı eserleri yaşamış edasıyla yazması takdire şayan.
İnsan ne garip bir varlık bir an kendine merhamet dilerken ayağa kalktığı an ezilen başka birini azimle ezme gücünü kendine hak görüyor. Bu konuda konuşulacak değil yapılacak çok şey var. Ama kimse mum olup yanmaya, etrafına ışık olmaya cesaret edemiyor. Ya da sadece bana dokunmayan bin yaşasın deyip kendisine sıra geleceği günü bekliyor.
Venedik TaciriWilliam ShakespeareNur
Bridgerton Serisi'nin ikinci kitabı olan "En Çok Beni Sev" isimli
kitapta ailenin ilk çocuğu olan Lord Anthony'nin hayatı işleniyor.
Kız kardeşi Daphne'den sonra aniden evlenmeye karar veren çapkın Lord
Edwina isimli bir kıza talip oluyor. Edwina çok güzel olduğu için
girdiği her ortamda ablasından çok daha fazla dikkat çeken biri. Bu yüzden
ablası Kate çirkin olduğunu ve bir erkeğin ona sadece kardeşiyle evlenmek
için nazik davrandığını düşünüyor. Anthony'nin ilk başta ki tavırları da
bundan kaynaklanıyor. Ancak Kate onun geçmişte nasıl biri olduğunu bildiği için karşı çıkıyor.Anthony Kate'e ikna etmek için her bulduğu fırsatta onunla konuşmaya
çalışıyor. Başta inatlaşma ile başlayan bu durum zaman içerisinde
bir dostluk arkadaşlık ilişkisine dönüşüyor. Bu bağ onları yakınlaştırıyor ve yanlış anlaşılan bir hareket yüzünden evliliğe sürükleniyorlar.
Kate'in bir adamın onunla zorla evlendiği düşüncesi geçmişteki
travmalarıyla mücadelesi, Anthony'inin her şeyi bildiğini sandığı
kendi sınırlarını çizen erkeklik güdüsü
bakalım onları nasıl bir hayat bekliyor, kim ne yapmam derken o konuda başı çekiyor? NurEn Çok Beni SevJulia Quinn
8 kardeşten oluşan Bridgerton ailesinin en büyük oğlu olan
Anthony'nin arkadaşı Hastings Dükü Simon'un Bridgerton ailesinin evlilik çağındaki kızı Daphne ile tanışmasıyla olaylar başlıyor.
Simon, kızlarını evlendirme yarışına giren annelerden kendini korumak Daphne ise annesinin baskısından kurtulmak için bir anlaşma yapıyorlar. Yalandan bir flört havası vermek isterken
Anthony'nin onları uygunsuz bir halde yakalamasıyla evlenmek zorunda kalıyorlar. Olaylar o kadar güzel akıp gidiyor ki bir sayfada ağlarken bir sayfada gülerken buldum kendimi. Hoşuma gitmeyen tek kısım Daphne'nin ilerleyen bölümde yaptığı hareketti. Okuyanların bu konuda fikrini merak ediyorum. Birde sonlara doğru bir anda hikayenin konusu çok ileri sarıldı. O kısımda daha detaylı işlendiğini okumak isterdim. Bu ikisi dışında devam serisini okumak için sabırsızlanıyorum.
Yorumlarınızı bekliyorum.
NurJulia QuinnYüreğe Söz Geçmiyor